23 Ocak 2019 Çarşamba

Gökbilim






kbilim Dersinin Konuları

  • Uzay ve zamandaki yerimiz üzerine
  • Takım yıldızlar
  • Yıldızların adlandırılması
  • Yıldızların görünen parlaklıkları
  • Gök küresi
  • Pratik olarak gökyüzündeki açıların ölçülmesi
  • Gece yön tayini
  • Gök küresinin günlük hareketi
  • Gök ekvatoru ve Deklinasyon
  • Ekliptik ve Zodyak takım yıldızları
  • Ekinokslar ve Rektesansyon
  • Presesyon

  • Mevsimler

  • Yer'in dönme ekseniyle ekliptiğin ekseni arasında 23.5 derecelik bir açı bulunması sebebiyle, Yer Güneş etrafında dolanırken Güneş ışınları kuzey ve güney yarıkürelere farklı zamanlarda dik olarak gelir. Güneş ışınlarının dik olarak geldiği yarıkürede yaz mevsimi yaşanıyor demektir.
  • 21 Haziran Yaz Gündönümü
  • 21 Aralık Kış Gündönümü
  • Çoğu zaman sanıldığının aksine mevsimlerin oluşumunda Yeri'in Güneş'e yaklaşıp uzaklaşmasının bir etkisi yoktur. 

  • Milankoviç Etkisi

  •   Jeolojik kanıtlar Yeryüzü'nün tarihi boyunca en az 4 tane buz devri geçirdiğini göstermektedir. Bunlardan bir tanesi 2.5 milyar yıl önce diğer üçü son 1 milyar yıl içerisinde gerçekleşmiştir. Yaklaşık 250 milyon yıllık dönemlerle buz devirleri oluşmakta gibi görünmektedir ve oldukça karmaşık bir örüntü içinde 40 bin ve 100 bin yıllık periyodları içeren buzul ilerlemeleri ve çekilmeleri olmaktadır.
  • Milutin Milankovitch 1920'de karmaşık örüntünün sebebini açıklayacak bir hipotez ileri sürdü. Buna göre farklı kombinasyonlarla olmak üzere aynı anda etki eden 3 olay bu karmaşık ve küresel iklim değişikliklerine sebeb olmaktadır.
  • 1. Yer'in yörüngesinin elips şekli, diğer gezegenlerin çekim etkileri sebebiyle, 100 bin yıllık dönemler boyunca daha dairesel veya daha eliptik hallere sürekli olarak değişmektedir. Bu Yer'in Güneş'e olan yaklaşıp uzaklaşma miktarını değiştirerek Yer'in Güneş'ten aldığı enerji miktarında değişmeye sebeb olmaktadır.
  • 2. Yer'in dönme ekseninin 26 bin yılda tamamladığı presesyon hareketi sebebiyle yaklaşık 13 bin yıllık sürelerle dönme eksenin yönü 180 derece zıt yönlere bakmaktadır.
  • 3. Güneş, Ay ve diğer gezegenlerin çekim etkileri sebebiyle Yer'in dönme ekseninin sahip olduğu 23.5 derecelik eğim yaklaşık 40 bin yıllık dönemlerde 22 derece ile 24 derece arasında değişmektedir. Bu yüzden 40 bin yıllık dönemler içinde Güneş ışınları her iki yarı küreye de, açıya bağlı olarak, bugünküne kıyasla daha dik veya daha az dik gelmektedir. Bu durum mevsimlerin daha yumuşak veya daha sert oluşmasına sebeb olacaktır.

  • Kutuplarda 1 günlük süre
  •  Yeryüzünde orta enlemlerde yaşayan bizlerin 1 günlük süre içinde görmeye alışık olduğu gündüz ve gece kutuplarda 1 yıla yayılmış olarak yaşanır.

  • Ay’ın görünen hareketi

  • Ay ile ilgili en göze çarpan gözlemlerimizden biri bize hep aynı yüzünü gösteriyor olması ve bir diğeri de safhalar gösteriyor olmasıdır.
  • Ay'ın hep aynı yüzünü görmemizin sebebi kendi ekseni etrafında dönmüyor olması değil, kendi ekseni etrafındaki dönüş süresinin Yer etrafındaki dolanım süresine eşit olmasıdır.
  • Yeryüzünde orta enlemlerde yaşayan bizlerin 1 günlük süre içinde görmeye alışık olduğu gündüz ve gece kutuplarda 1 yıla yayılmış olarak yaşanır.
  • Ay'ın safha göstermesinin sebebi ise Ay'ın Yer etrafında dolanırken Güneş'ten farklı yönlerde ışık alıyor olmasıdır.
  • Ay'ın safhaları yeni Ay, hilal, ilkdördün, şişkin Ay, dolunay, şişkin Ay ( ilkine göre ters yönde), son dördün, hilal ( ilkine göre ters yönde ) şeklinde sıralanır.

  • Ay yörüngesi üzerinde 1 tam turunu 27.3 gün de tamamlar. Bun süreye "sideral ay" adı verilir.Ay'ın aynı bir safhada ard arda iki kez bulunması için geçen süre ise 29.5 gün olup bu süre "sinodal ay" olarak adlandırılır.
  • Ay ile ilgili göze çarpan bir diğer gözlem de gökyüzünde yıldızlara göre görünen konumunun her saat yaklaşık yarım derece ( yani görünen çapı kadar ) doğuya doğru kaymasıdır. Böylece ay 24 saat içinde yıldızlara göre yaklaşık 13 derece yer değiştirir.
  • Ay ve Güneş tutulmaları


  • Bir ay tutulması veya güneş tutulmasının olabilmesi için Güneş, Ay ve Yer'in aynı bir düzlem üzerinde (ekliptik düzlemi) ard arda dizilmeleri gerekir. Güneş ve Yer her zaman ekliptik düzleminde bulunuyor olmalarına rağmen Ay'ın Yer çevresindeki yörüngesi ekliptikle yaklaşık 5 derece kadar açı yapar ve Ay her zama ekliptik üzerinde bulunmaz. Bu sebeple Ay, Yer çevresinde dolanırken bazen ekliptiğin üzerine çıkar bazen altına iner. Açıktır ki bu geçişler sırasında Ay yörüngesinin ekliptikle kesiştiği iki noktada (biri ekliptiğin üstüne çıkarken ve diğeri ekliptiğin altına inerken) Ay eliptik üzerinde bulunacaktır. Bu noktalara Düğüm Noktaları (çıkış ve iniş düğümleri) adı verilir. Düğüm noktaları (aynı Yer'in presesyon hareketi gibi) presesyon hareketi yaparlar. Bu sebeple yıl içinde düğüm noktaları iki veya üç kez olmak üzere sırayla Güneş'e doğru yönelirler. İşte bu yönelme sırasında Ay bu noktalardan birisi üzerindeyse (yani ekliptik üzerindeyse!) Ay'ın dolunay yada yeni ay safharında olmasına göre bir Ay tutulması veya bir Güneş tutulması meydana gelir. Böylece,
  • 1- Düğüm noktalarını birleştiren doğru Güneş'e yönelmiş (yani düğüm noktalarından biri Güneş'e doğru yönlenmişse) ve
  • 2- Ay düğüm noktalarından biri üzerinde olmak koşuluyla,
  • Ay yeni ay safhasında ise Güneş tutulması veya dolunay safhasında ise Ay tutulması gerçekleşir.
  • Güneş tutulmaları Ay'ın Güneş'i kısmen veya tamamen örtmesine göre farklı isimler alır. Ay'ın Yer etrafındaki yörüngesi de tıpkı Yer'in Güneş etrafındaki yörüngesi gibi elips şeklindedir. Bu sebeple, her ne kadar Ay ve Güneş'in görünen açısal çapları aynıysa da (bu bir tesadüftür) yörünge hareketleri sırasında Ay'ın Yer'e yaklaşıp uzaklaşması ve Yer'in Güneş'e yaklaşıp uzaklaşması ile görünen çaplar arasında zaman zaman  farklar oluşur. Böylece bazı Güneş tutulmalarında Ay Güneş'i tamamen örtebilirken (Tam tutulma) bazılarında tamamen örtemeyebilir (halkalı tutulma). Eğer Ay Güneş'in sadece bir kısmını örtecek şekilde Güneş'in önünden geçerse bu durumda Parçalı tutulma görülür.
  •     Ay tutulmaları ise Ay'ın Yer'in gölgesinin hangi kısmından geçtiğine göre isim alır. Yer'in gölgesi merkezde koyu bir "tam gölge" ile onu çevreleyen daha az koyu "yarı gölge" den oluşur. Aşağıdaki resmi inceleyiniz.

  • Gel git olayı
  •  Ay ve Güneş'in Yer üzerine uyguladıkları kütle çekim kuvvetlerinin etkisini karalara göre daha gevşek yapıya ve büyük kütleye sahip olan okyanuslar (daha küçük oranlarda deniz ve göller) üzerinde daha kolay görebiliriz.
  • Çekim etkisi Yer'in Ay'a yakın ve uzak kısımlarında iki kabartı oluşturacaktır. Bu, Yer kendi ekseni etrafında dönerken her hangi bir yerde günde iki kez gel git olayı yaşanacak demektir. Güneş'in etkisi de hesaba katıldığında, Güneş ve Ay'ın birbirine göre olan konumlarına bağlı olarak hissedilen çekim gücü değişecek ve gel gitlerin şiddeti de buna bağlı olarak değişecektir. Aşağıdaki animasyonu inceleyiniz.
  • Yıldızların yaşamı
  • Astrobiyoloji




21 Ocak 2019 Pazartesi

Güncel Sanat ve Eleştirel Kuram ( Final Sınavı )


                                              
                                                        ( 6 Kasım 2018 Salı Ders Notu )

Kültürel Bellek


                                                       ( 4 Aralık 2018 Salı Ders Notu )

Tekinsiz Kavramı 

  • Tekinsiz bir duygu durumudur. Bir histir. Hoş bir hissiyat değildir. Tedirginlik verici, korku uyandırıcı bu hissiyat bizi mekana bağlar. Freud'un kısa bir metni tekinsiz, burada bildiğiniz bir coğrafya yoktur karşınızda, coğrafya söz konusu olduğunda kimlik vardır, aidiyet vardır. Tekinsizlik hissinin ortaya çıktığı an öyle bir andır ki, kimliğin aidiyetin sorgulandığı bir ana denk düşer. Savaş ortamı, çatışma ortamı. Uncanny ev gibi olmayan anlamına çıkıyor. Freud'un tanımında kendini evde hissetmeme halinin yarattığı bir şey. Dolayısıyla o bizi coğrafyanın tekinsizliğine götürecek.
  • Freud'un tanımında tanıdık ev gibi olan bir yerin aslında tanınmaz bir hale dönüşme halidir. Bildik olan kişiye yabancılaşmıştır. Kişi bu tanıdık olmadığı ile tekrar karşılaştığında o zaman yüzleşme yaşayamadığı zaman tekinsizlik hissi ortaya çıkar. Bastırılan geri döndüğünde tekinsizlik hissi insanda uyanır. En temel örnek korku filmleri tümüyle tekinsizlik hissiyatı üzerine işler. Çünkü hayalet evler, birşey olmuştur olan bir şekilde açığa çıkmaz bir türlü, çözülememiş problem bu tekinsizlik hissini izleyiciye de geçirme hissi de önemlidir. 
  • Freud makalesini 1919 yılında yazıyor. 1.Dünya Savaşı sırasında Freud Yahudi ve Avusturyalı Naziler başa geldiğinde Freud'un kitaplarını Berlin de yakıyorlar. Avusturya dan kaçmak zorunda kalıyor. Londra'ya yerleşiyor. Dolayısıyla kendisi de ev gibi olanın ev gibi olmayana dönüşümünü yaşamış. Tekinsizliği bilen bir figür. Psikanaliz kuramı, bastırılanın geri dönüşü, onun yarattığı travma.
  • Uncanny İngilizce de esrarengiz gizemli anlamına geliyor. Özellikle Almanca yazan yazar Heimlich kelimesini kullanır. Bu ev gibi anlamına gelir. Olumsuz ek Unheimlich ( ev gibi olmayan ) dır.
  • Freud'a göre bir zamanlar bildik ve tanıdık olan ev gibi olan bir şey yabancı ve bilinmeze dönüşmüştür. Bizde tekinsizlik yaratan şey bizim bastırdığımız duygularımızın, korkularımızın, yaşadığımız olayların, travmaların birden su yüzene çıkmasından kaynaklanan bir deneyimdir. Bu deneyim insan da aidiyet sorunu yaratır. Freud'a göre tekinsiz ikili bir duruma göndermede bulunur. Bir yandan yakın, tanıdık olan bir yandan da tanıdık olmayan, ev içinde ev gibi olmayan ile karşılaşma halinin yarattığı bir rahatsızlık duygusudur. Kişide tekinsizlik duygusu uyandığında evimizde sanki hayaletler varmış gibi hissederiz.
  • Başkalarının bilmemesi ya da öğrenmemesi için saklanmış, gizlenmiş, görünmez kılınmış olandır. Birinin arkasından tekinsiz bir şey yapmak. Tekinsiz buluşmalar, randevular. Bir başkasının rahatsızlığına tekinsiz bir zevkle bakmak. Tekinsiz iç geçirmek, tekinsiz ağlamak. tekinsiz davranmak, saklanması gereken bir şey varmış gibi davranmak, tekinsiz aşk, tekinsiz mekanlar.
  • Dolayısıyla tekinsiz olanın bir yandan bildik ve tanıdık olanın diğer yandan saklanmış ve gizlenmiş olan olduğunu kabul ediyoruz. Ne zaman kişi hatırlar, o zaman hafıza devreye giriyor. Ya da gerçekle yüzleşir o zaman tekinsizlik halinden de kurtulma söz konusu olabilecek. Tekinsizlik deneyimi yaşadığımızda ev özlemi çekiyor değilizdir
  • Zaima Bhimji ingiltere de yaşayan bir sanatçı, Uganda dan ayrıldıktan 26 yıl sonra oraya gidiyor. Bir yolculuğun hikayesi olarak bir sanat filmi ortaya çıkıyor. Geri dönüş hikayesi, Uganda'nın diktatörlük rejimi ile birlikte ülkenin her köşesi adeta bir terör alanı haline geldikten sonra asyalılar ülkeden kovuluyor. Kendiside o asyalılardan birisi ailesi ile birlikte. Çocukluğunu geçtiği Uganda da terkedilmiş havaalanın, evlerine, mezarlarına, hapishanelerine, askeri kışlalarında ağır ağır fotografik görüntü olarak geçen görüntülerden meydana gelmiş bir film aslında. Bu görüntüler hep şimdi de ses ise bizi geçmişe götürüyor. Uganda diktatörünün geldiği döneme geri götürüyor. 1972 yılında göreve başladıktan bir yıl sonra General İdi Amin binlerce asyalıyı Uganda dan çıkarma kararı aldığında söz konusu karar başkent Kampala da basın toplantısı ile duyurulmuştur. Film boyunca birkaç kere başka sesler arasında duyulan bir radyo yayınından alınmış konuşma bu konferanstandır. Şöyle diyor; Böylece 1972 yılından geçerli olmak üzere aşağıda sıralanan kategorilere uyan kişilerin oturma izin ve belgelerini iptal eden buyruğu imzalamış bulunuyorum. Karar sonrasında Uganda nın 19. yy.dan bu yana koloni olmasından bu yana buraya gelmeye teşvik edilen ya da zorla getirilen bu topraklarda yaşamış insanlar sonra yurtlarından ediliyor. İdi Amin rejiminde komando kışlasında olduğu gibi asyalı ya da afrikalı birçok insan işkencelerden geçirilip öldürülüyor. 1971 yılında öldürülen insan sayısı en az 50 bin kişi bu rakam 300 bin ve üzerine de çıkıyor. Bhimji'nin imgeleri bir şey olmuş olanı görüntülerde algılayamıyoruz tekinsiz mekanlar ile karşı karşıyayız hiç bir insan da karşımıza çıkmaz bir tek bir yerinde gölge çıkar. Kalaşnikof'u ile geçen bir gölgedir. Onun dışında insansız bir Uganda bize gösterir. Tabi ki Uganda nın geçmişinin ne şekilde şiddet içerdiğin bize hissettirir bir takım izler vardır. Olayın izlerini görürüz fakat olayın kendisini göremeyiz. Ses bir ölçüde sonradan üretilen bir sestir çeşitli sesler arasında insan sesi İdi Amin'in sesidir. Onun dışında doğa sesi bir gündoğumu ile açılır ardından mezarlıklar çukur açılma sesi eşlik ediyor cızırtılar bazı yerlerde bebek sesi kadın çığlığı bu tür seslerle aslında yıkanıyor görüntüler. Dolayısıyla tekinsizliği hem katlamış oluyor. Aynı zamanda da Uganda nın geçmişini gündeme getirmeye çalıştığını söyleyebiliriz geçmişi bugüne taşıyamıyoruz boşluklar gedikler oluyor. Ama yine de geçmiş anlayabilmek anlatabilmek önemli. Sanatçı da bunu yapmaya çalışıyor. Görüntü boş bir havaalanında bitiyor. Boş havaalanı fakat görünürde boş sesi dinlemeye başladığınızda o havaalanının dolu olduğunu anlamaya başlıyoruz. Demek ki insanlar göçüyor İdi Amin'in buyruğu üzerine ülkeyi terk ediyorlar. Sanatçıya bir mesafe var. Görüntülere bir mesafe ile bakıyoruz. Bhimji ülkeyi terk etmiş geri dönüyor yabancılaşmış olarak ülkeye dönüyor. Doğduğu topraklara. O tekinsizliğin tekinsizlik olmadığını anlatmaya çalışıyor.
  • Türkiye den örnek, Gülsün Karamustafa, Kuryeler, 1991- Türk aidiyetlerin ortadan kalktığı bir an yavaş yavaş osmanlı imparatorluğunun toprakları kaybettiği döneme denk düşüyor. Sanatçının büyükannesinin anlattığı göç hikayesine dayanıyor. Neredeyse süt gibi saydam yelekler duvarda asılı ve içlerinde küçük küçük objeler yazılar var. Sınırı geçerken bizim için önemli olanları çocuk yeleklerinin içine dikerek gizliyorduk. Büyük annesinin bu hikayesinden alıyor. Gerçek bir hikaye savaşın olduğu topraklar aidiyetsiz yerler ve aidiyetsiz bedenler var orada bir yerden bir yere doğru yaşamak için kaçmak zorunda olan insanlar yanlarına çok fazla alamıyorlar alabildiklerinide çocuk yeleklerinin içine gizlemişler. Askerler çocukları tehlikeli kişiler olarak görmemişler. Dolayısıyla saklanabilmiş yelekler içinde kişilerin özel küçük nesneleri. Sanatçı bir şekilde hayalet gibi tekinsiz beden tüm kodlarından ayrılmış bir beden olma halini bu çocuk yelekleri üzerinden anlatmış oluyor. Dolayısıyla kurye olma hali çocuklar naif olarak görülür herhangi bir sorun çıkarmayacak varlıklar olarak görülürler. Onlarla birlikte insanlar kendi geleceklerini de taşımışlar. Duygusal ve fiziksel anlamda gittiği yerde kendini yabancı hissetmeme bir yandan geçmişe bağlı kalabilme bir yandan yaşamını  yeni bir yerde yeni bir coğrafya da sürdürebilme onun yarattığı gerilim onunla baş etme halini iyi anlatan bir çalışma yine bellek ile ilgili.

                                                      ( 11 Aralık 2018 Salı Ders Notu )
  • Fransız postmodern felsefeci Gillies Deleuze sinema kuramı iki kitabı vardır. Sinema 1, Sinema 2 olarak geçer. Sinema 1'in alt başlığı hareket görüntü olarak geçer. Diğeride Sinema 2 Zaman olarak geçer. Tüm sinema tarihi aslında bu kavramla okumaya girişir. Hareket görüntü geleneksel sinemanın harekete odaklandığını söyler. Fakat 1960 lardan sonra Fransız yeni dalgası yeni gerçekçi akımı sinemada onların filminde zaman görüntü karşımıza çıkar hareketden bağımsızlaşma. Chris Marker'in bu filmi tanımadığımız kendini görmediğimiz bir kameraman kameramanın çektiği görüntüler eşliğinde bize bir kadın onu anlatıyor. Kameramanı görmüyoruz dünyayı gezmiş bir kameraman özellikle afrika ve asya  dünyayı gezen kameramanın görüntüler eşliğindeki bir mektubu kadın sesi o görüntüler geçerken kameramanın söylediklerini ya da yazdıklarını aslında bize sesli olarak söylemiş oluyor. Film bellek üzerine kameraman şu soruyu soruyor görüntüleri dondurarak anı yakalayabilirmiyiz film çekerek geçmişi koruyup saklayabilirmiyiz gerçekliği ya da olanı temsil edilemez halde yorumlamak Chris Marker'ın filminde yaptığı şey. Görüntülerde anlatım metninden kaçıyor. Aynı zamanda bize birşeyler ifade ediyor.
  • Filmin kendisini bir çeşit felsefe yapmak olduğunu söylüyor. Aslında sanatın kendisinin düşünce ile ilişkili olması bu görüntüler karşısında. Aslında bellek belleği saklayabilirmiyiz saklayamazmıyız. Bellek üretilen bir bellek midir. Yoksa resmi bir bellekmidir. Kurgu mudur yoksa gerçekmidir. Bu soruları film boyunca sorduruyor Chris Marker. Gillies Deleuze Sinema ile film arasından bağlantının düşünce olduğunu söyler düşünce üretimi ile ilgilidir. Zaman nasıl kayıt altına alınır. Zaman nasıl saklanır. Zaman hakkında nasıl konuşabiliriz. Hem yazınsal anlamda hem de görsel anlamda Deleuze kitabı okuması zordur. Bilgi yoğun kitaplardır. Filmi anlatmaz. İlgilendiği iki kavram 1. Hareket görüntü 2. Zaman görüntü 
  • Henri Bergson a göre zaman geçmekte olan bir zamandır bir akış halindedir. Hiçbir zaman statik değişmez değildir. İnsan bilinci de belleğin oluşturduğu bir ögedir. Belleğin kökeni Bergson'a göre geçmişin şimdiki süreden uzamasıdır. Zaman geçmektedir düşündüğünde şimdi dediğinde geleceğe akıyor. Şimdi de kalamıyor. Geçmiş devam eden olduğu için aynı zamanda gelecek zaman. Değişen dönüşen durumlara süre diyor akış anlamına geliyor. Kesintisiz ilerleme. Geçmişin gittikçe büyüyen geleceğe doğru açılımı anlamına geliyor. Dolayısıyla modernizmin bir başlangıç ve varış zaman kavramı Bergson'un zaman kuramında karşımıza çıkmaz. Gerçeklik de hep hareket halinde deneyim içinde Bergson'a göre. Şimdideyken geleceğede uzanıyor. Bellek de durağan değil. Buradan yola çıkarak geleneksel sinemanın aslında hareketleri art arda dizmekten meydan geldiği aslında düz çizgisel hikaye kurgusunun temel alındığını söyler. Zaman hareketin emrine girmiştir. Hareket ön plandadır. Harekete göre bir zaman kurgusu vardır geleneksel sinemada. Şu anlama gelir Hareket görüntü sebeb sonuç etki tepki ilişkisine dayanır. Oysa 1960 ve sonrasının sineması düz çizgisel değildir. Hareket görüntü parçalar bir bütünün oluşmasına bir öykünün kurulmasına neden olur. Zaman ve görüntüde özel çekimler vardır. Nerdeyse bir görüntü ile diğer görüntü arasındaki ilişki nedensiz ilişkidir. Zaman görüntüde süreklilik ortadan kalkmıştır. Bir şekilde öykü sona erişemez. Mutluluğu temsil edememe halini siyah görüntü ile vermiş. Bir şeyi doğrudan anlamlandırmak yok. Sezdirmek var. Hareket görüntü fiziksel mekanın keşfi ile ilgilidir. Mekan çok temeldir. Oysa zaman görüntü bellekle rüya ile sezgi ile hayali olan düşünce ile ilgilidir. Belirli bir anlatı ya da hikaye kurmak için devreye sokulan güçlü bir görüntü değildir.  Deleuze zamanın akışı içerisinde imgesel  Deleuze göre Sinema bir temsil değildir bir temsiliyet aracı değildir.bir olaydır aslında bir vakadır. Sinema hareket görüntülerden meydana gelmiştir zaman görüntünün emr
  • Marker, Bergson’un tanımladığı tarzda felsefe yapıyor , “düşüncenin alışılmış yönünü tersine” çeviriyor. Geçmişi analiz ediyor, fotografik imgeleri analiz aracı olarak kullanıyor. Zamanın sınırını sorguluyor, zamanın deterministik karakteriyle hesaplaşmaya girişiyor. Zamanın değişik boyutları arasında kronolojik gelişme ve ilerlemeyi dikkate almaksızın bağ kuruyor. Belleğin gücünü sınamak için zamanın yönüyle dilediğince oynuyor.


                                                         ( 18  Aralık 2018 Salı Ders Notu )

Kültürel Çeviri

  • Öteki kavramından bizi çıkarmasıdır. Kültürel çeviride fark kavramı devreye giriyor. İkili farklılıklardan söz edemeyeceğiz
  • Özellikle 1960 larla birlikte avrupanın başka kültürlere bakması ve sorgulaması sömürülerini kaybetmesi dolayısıyla kendi avrupalılığını sorgulaması yeni alanlar sömürge sonrası eleştiriler
  • Avrupa merkezci bakışın eleştirilmesi göç kölelik temsil oryantalizm temsiliyet meselesi toplumsal cinsiyet ırksal farklılıkil
  • Coğrafya sınır koyuyordu bedenin ve dilin ötesi
  • Öte derken transit bir mekandan bahseder. Ötede kimlik ile geçmiş ile geleceğin içirinin dışın bütün o karşılıkların bertaraf edileceği bir alan zamanın mekanın öte yeni bir ufuk değil bir köken arayışı yok sabit bir kültür yok. Öte belki ara mekanı açıyor bize hem gerideyiz hem transit bir mekan
  • Sınır çizmek mümkün değil benim kimliğim hem kavramsal hem somut mekan
  • Öteki yerine fark kavramı devreye giriyor. Kimlik olarak farklı düşünmek değişmeyen statik bir kimlik önermesiyle gelmiyor. Birlikte yaşamanın kültürel müzakere ortamı olduğu özneler arası bir ilişki
  • Avrupa kentleri baktığımızda diasporik bir mekan açtığı doğduğu topraklarda yaşamayanları ifade ediyor. Diasporik kimlik almanya daki türkler. Avrupa olma halini sıkıntıya sokuyor. Avrupa kenti bir afrika kenti oluyor. Sömürge tarihini görürüsünüz.
  • Enes      Balık hikayesi 1988 1994 arasında farklı kentlerin limanlarında çekimler yapıyor. Liman öteyi anlatmak için uygun mekan. Transit mekan geçişli akışkan bir mekan. Liman kentleri farklı kültürleri barındırır.
  • Evin Aladağ'ın fotografik çalışmaları türk kürt ve alman kimliklerini bir arada tanımlıyor. Gerçek yaşanmış deneyimlere karşı. Kent manzarasında avrupanın homojen mekanında kışkırtıcı bir şekilde ortaya çıkıyorlar. Bir çeşt kent göçebeleri. Alternatif bir hız ivme getiriyorlar Hiphop dışarıda bırakılanın öteki olanın ürettiği bir kültür. Hiphop dansçıları kendilerini dile getiriyor. Gerçekte bedenin çeşitli tempolardan meydana gelen bir ayakları buradaysa kültürel bir alışveriş bağlamında 
  • Kimliklerin sonsuz çeviriler old söyler. S.Hall çeviri bağlamında kimliklerden konuşmak benlik ile öteki arasında. Çeviri farklılığın sonsuz. Artık fark kavramı geçişgenlik kompozit diller karma tarihler Çok kültürlülük de bir düzenleme ihtiyacı vardır. Avrupanın politikası bu yüzden ifade edilir. Farklılıklarla onları düzene sokma gayretinden ziyade birlikte yaşamaya hazırmıyız. Walter Benjamin bir dili diğer dile çevirmek anlamına karşı çıkar. Bunun mümkün olamayacağını söyler Dil üzerinde çeviri durur. Kültüründe bir dil olarak değerlendir. Özellikle çevrilerbilirlik kavramı üzerinde duruyor. Bir sözcüğün diğer dile çevirmek den farklı bir anlama geliyor bunun fazlasının arayışına giriyor. Orjinal metin günümüze taşınır. Çeviri hep güncellenir bu orjinal metnin hem güncellemesi hem gelişmesi anlamına gelir. Benjamine göre diller birbirne yabancı değildir bir akrabalık ilişkisi vardır. Akrabalık çeviri yoluyla ortaya çıkabilir. Buradan da çevrilemezliğe gelir. Çevrilemezlik doğrudan bir katkı olabilir. Benj çevirilerimiz en iyileri çeviri ana dili geliştirmek için kültürel çeviri kavramı önemli Çünkü çeviri yoluyla melez birşeye ulaşıyorsunuz. 
  • Esra Ersen, Eğer isveçce konuşabilseydin, filmin en başında başvuruları kabul edilmiş diğeri ise başvuruları henüz kabul edilmemiş. Bu kurslardaki göçmenlerden eğer isveçce konuşabilselerdi ne söyleyceklerini yazmalarını istiyorlar. Kamera önünde kendi metinlerini okumaya çalışıyorlar. Tekliyorlar. Öğretmen tıkandıklarında düzeltiyor. O da didaktik bir öğretici olarak kendini gösteriyor. Arka planda melekler stocholm manzarası figür ile arka plan hiç uyuşmuyor. Dolayısıyla dil bir bariyer olarak karşımıza çıkıyor. Kültürel çeviride bu bağlamda tartışmaya açmak. Osmanlı 1872 de ilk osmanlı türkçesi ile roman tarihte iki farklı roman daha var. Rum harfleri ile osmanlıca yazılmış. Bir taneside ermeni harfleri ile osmanlıca yazılmış. Osmanlıca ve ermenice bilmezseniz. Resmi tarih bizi Şemsettin Sami ile sınırlandırmış. Bir tanesi temaşa i dünya cefakarı cefakeş. Okumak ve yazmak üzerine enstalasyonu.
  • Amerika ve meksika arasında meksikalı bir sanatçı amerikan ırkçılığını sorgulayan performanslar gerçekleştirmiş. Bu bedenin içinde bir zamanlar meksikalı yaşardı. Bir asimilasyondan bahsediyor. Dil kurslarının yapmak istediği de o egemen kültürün yapmak istediğide o. Sağır bir sokak dilencisi olarak asimile edilmiş kimliğine vurgu yapan bir çalışma. Amerikaya gelmek onun için nelere malolmuş. Bu beden amerikan kültürünün kendi içindeki melezliği görmezden gelmesi yadsıması ile ilgili çalışma. Kültürel etkileşimler bir anlamda yok sayılıyor. Hangi coğrafyaya giderseniz gidin hikayenin kahramanları değişiyor. Ama hikaye birbirinin benzeri oluyor. 
  • Bu kimlik politikaları dışında kültürü düşünebilmek için önemli bir kavram Kültürel Çeviri


                                                         ( 25  Aralık 2018 Salı Ders Notu )


Feminist Sanat

  • Feminist sanata giriş gibi Griselda Pollock metni üzerinden bakışın farklı lehçeleri var. Onlardan biri de sinemada bakış.1980 ler Cindy Sherman'ın kendi kendine çektiği fotoğralar. mizansen Sinema önemli Laura Mulvey'in makalesi psikanaliz kuramından yola çıkıyor.
  • Görsellik anlatı sineması bakış üzerine temel bir metindir. Psikanaliz kuramı nasıl görsel alana uyguluyor. 
  • Çıkışında iki önemli Gerilla Girls kadınların sanat tarihindeki ve müzelerdeki temsilinin çok yetersiz olması kadının bir anlamda sadece bir nü olarak müzeye ve temsile yerleştirilmesi. Eğer çıplaksanız müzeye girebiliyorsunuz diyor Gerilla Girls
  • İkincisi ise kadın sanatçılarının kendi yaratıcılığının gözardı edilmesi tarihin sayfalarında bir anlamda silinmişler. 1970 lerde feminist sanatın ortaya çıktığı dönemde yeniliklerin ortaya çıktığı dönem. Kadın sanatçılar video enstalasyon beden gibi malzemeleri ilk kullanan sanatında itici gücü kadınlar olması önemlidir
  • 1960 yılların sonundan itibaren kadınlar ile birlikte tüm ezilenler sınıfsal çatışma halindeki insanların kendi haklarını sokakta duyurduğu dönemde çıkıyor. İşlerde sadece kadınların yer aldığı sergiler yapılıyor. 1972 yılında 109 çağdaş sanatçı- Kadın sanatçılar1550-1950 gibi. Amerikan sanat müzesindeki sergilenen eserlerin %22 si kadın sanatçılar o tarihten önce de % 5-10 bunun üzerinede eleştirmenler duruyorlar. Kadın sanatçıların üretkenliğinin göz ardı edilmesi 3. olarak da 1960 lar ve sonrasında yaratıcı anlayışlarının çağdaş sanat için çok belirleyici olması. Malzemenin çeşitlenmesi kadın sanatçılarında yaratıcı bir şekilde bunları kullanması.
  • Gerilla Girls amerikalı bir grup performanslar gerçekleştirirler goril maskesi takarlar afişler büyük boyutludur. Metropolitan müzesinde bir çıplak kadın yüzünde bir goril maskesi. Soru metropolitan müzesine girmesi için kadınların illa çıplak mı olması gerekir. Altta bir istatistik müzenin modern bölümündeki sanatçıların %5'inden azı kadın ama eğer koleksiyona bakacak olursanız %85 kadarı nü kadın. %85 oranında çıplak bir kadın olarak temsil alıyorsunuz. Müthiş bir eşitsizlik. Dolayısıyla müze tarihine nasıl sirayet ettiğine dair
  • Chicago'nun bir akşam yemeği enstalasyon çalışması Sanat da yer etmiş 39 kadın için hazırlanmış eşkenar üçgen masa sıra sıra tabaklar her tabağın bir örtüsü var. O tabak kimi temsil ediyorsa o yer alıyor. Tabak içindeki yemek forma baktığınız vajinanın varyasyonlarını görüyoruz. Kadının yaratıcılığını sanatsal anlamda kutsamıyor sadece örtüde de kadının emeğini onu da koymuş oluyor. Kadın hem kültürel anlamda yaratıcı aynı zamanda zanaatkar sınırı kaldırıyor. Tarih de ana erkillikten ata erkile geçilmiştir. Tarihsel süreçte nasıl kadının adı yok edildi. Tabakta temsil edilmeyen kadınların ismi içeride karşımıza çıkıyor. Eleştiri kadını tek tipleştirme var. 
  • Doğum sonrası belgesi Annelik deneyimini kayıt aldığı bir çalışmadır. Annenin çocuktan kopamama halinin de problem olduğu çocuk ve annenin kurulan ve zamanla gelişen ilişkilerine yoğunlaşıyor. Hem annenin hem de çocuğun birbiri için geçici obje olma halini alıyor. Psikanaliz kuramına dayanıyor. Anne fetişizmi deniyor. Bu tür lekeli kumaşlar yemek yerken artıkları bunlarıda analiz edecek şekilde duvarlara asıyor. Arzunun sembolüdür. Temsilin fetiş doğasına dikkat çekmek için
  • Cindy Sherman kadınlık halleri kendini çektiği çeşitli fotoğraf dizileri vardır. İlk siyah beyaz sonra renkli. Kadınlık hallerini sinemada reklamlarda kitle iletişim araçlarında kadın temsillerinin gerçeklik olmadığını kurgu olduğunu kadının inşa olduğu kadın nasıl bakışın nesnesi haline geliyor sinemada reklamlarda. Kadın bakışa sahip değil aslında bakışın nesnesi dolayısıyla  bakışın mekanizmasını bize çözdürüyor. Her birinde faklı kıyafetlerle makyajlarla peruklarla karşımıza çıktığı için kendine farklı rol veriyor. Bunların hiçbirinde Cindy Sherman'ın kendi yoktur. Bir kadın vardır. Her birinde başka bir kadın vardır. Fotoğraf yüzeydir
  • Bizide izleyici olarak bakan konuma getiririr. Kadınlar tekin değildir. Kamusal mekanda bir kadın doğrudan gözümüzün içine bakar. Bu çalışmaların her biri duyguların kişiselleşmesi olarak adlandırır.
  • Freud u ingilizceye çevirmiş teorisyen sahte tavır anlamına gelen maske takmak kadınlığın tam anlamıyla her birinde farklı bir kadın formuna girerek kadının inşa edildiği aslında kimliği üzerimize giyiniyoruz Onun gerisinde bir kadınlık olmadığını söyler. Öğrenlmiş dayatılmış örtü hali kıyafetin gerisinde özne olarak kadının kurulduğunu vurgulamış oluyor. mış gibi yapmak özdeşleme isteği ile kimlği oturu
  • Sherman da kadınlığın ne kadar muğlak olduğunu gösteriyor. Gerçek kimliğin ne olduğu sorusu akla geliyor.
  • Laura Mulvey sinemada kadının nasıl bir arzu nesnesi olarak kurulduğunu kadının cezbedici yanını eleştirir. Psikanaliz kuramından belirli terminolojileri alır sinemada eleştirir 
  • Babanın yasası devlet ev içinde baba gücü elinde bulunduran bir sembol değeri olan bir şahsiyet kadın yokluk ile ilişkilendiriliyor. Eksi ile başlayan kadın artı ile başlayan erkek oluyor. Bu asimetrik durum toplumsal yapıyıda belirliyor. Sinemada bakma eyleminin verdiğ zevk üzerinden toplumsal olarak bir korku kadın gibi olmak kadınlık bir nesne haline getirilerek bu korku savrulmaya çalışılıyor. bir kadın suçlanır diğeri kadına erotik bir nesne olarak bakılır. İkisinde de kadını edilgen kılmaya çalışarak o korku le başedebilmek sinemada ise zevk unsuru üzerinde durur. Büyülenme bakma sinemada şöyle işler birincisi röntgenleme bizim old alan karanlık ışıklı alana bakıyoru biz bakanız baktığımız ekran. Mulvey e göre çocuğun içsel sahne merakına kadar geri gidiyor. Başkalarının bedenlerini görmek ister çocuk
  • İçsel merak tahrik nesnesine dönüşmüştür. İzleyicinin baktığı kadın oyuncudur. İkincisi ise ayna evresi altı onsekiz aylık kadar bebekler aynada kendini görmeye başlar çocuğun egosunun geliştiği dönemdir. Çocuk adeta kendi imgesi ile büyülenmiştir. Çocuk kendisini kusursuz olarak görür. Narsisizm sinema ekranında da karşımıza çıkar ayna ile perde arasında ilişki kurar. Özdeşleştiğimiz ise bizde olmak istediğimiz kişi ile özedeşleştiririz o da erkek karakterdir mükemmel güçlü karar alan erkektir kadınsa bunlardan yoksundur klasik sinemada. Mulvey sinemanın görsel dilini erotizm üzerinde kadın bakılır teşhir edilir erkek film boyunca haz nesnesine dönüşmez. İzleyici kadın röntgenci pozisyonunda bakar.
  • Cindy Sherman ataerkil düzen erkekler davrandıkları gibi kadınlar göründüğü gibi erkekler kadınları seyreder kadınlar seyredildiklerini seyreder. Cindy de mesafemiz var çünkü tekinsiz kadınlar hikayenin hangi parçası bu kadın kim sorularını sordurur.
  • Ardından bunu yeterli bulmuyor sanatçı protezler eklemeye başlar. Caravaggio nun tablosunu nasıl yorumladığı yeniden sahneliyor sanat tarihin estetik kriterlerini sorguluyor. Sonra zillet ile tanımlayabileceğimiz artık kendi görüntüsünü kullanmaz. Kan irin ter kir kadavra çöp nesne olmayan şeyler. Aslında onlarla biz oluruz ama yok saymaya çalışırız. Bedenimin benim hale gelmesi için dışarı attığım balgam ter sayesinde bedenim saf olur. 
  • Mesela gettolar örneğin tarlabaşı her ne kadar kente ait olsa da aslında var yok sayılan şeyler zillet sebebi dehşet duygusundan uzakta kalabilmek için yokmuş gibi davranıyoruz. Cindy Sherman toplumsal dünyamızdaki kirlenmişliği ortaya koyabilmek için zilleti kullanır. Güneş gözlüğü içinde imge dili dışarda bir ceset görüyoruz. Ya da Chucky fotoğraf
  • Tüketen de batı arınmaya çalışanda batı bir ikiyüzlülük var. Mesela yoga, pilates gibi. Ciny dada ve sürrealizmden etkilenmiştir. Claude Cahun hem yahudi hem lezbiyen fransız sanatçı

                                                         ( 7  Ocak 2019 Salı Ders Notu )

Kamusal Sanat 


  • Ayşe Erkmen, Taşınan Gemiler, 2001 - Çok büyük boyutlu bir proje biletler basılıyor, flamalar var, insanlar yolculuk yapıyorlar. Onların sahip olmadığı bir kent perspektifi sanatçı frankfurt halkına sağlamış oluyor. Kent sakinlerine başka bir perspektiften kenti görme imkanı vermiş oluyor. Şu önemli, Mürettebat ile birlikte taşınan gemiler de bir ödünç alma fikri var. Taşırken dönüştürme değil de bir ödünç alma kendi bağlamından da kurtarma var. Yolcu vapurlarının kendi işlevleri ile kendi mürettabatı ile esas bağlarını gösteren tam anlamsallıklar ile yalnızca yer değiştiriyorlar ve seyirlerine devam ediyorlar. Bir süre için sonradan proje bitiyor. Geçicilik, anonimcilik, katılımcılık önemli. Katılım kamusal sanat projesinin en temel özelliklerinden biri olabiliyor. Sergileme yok bir kullanım var. Bir işlev üstleniyor. Kamuya ait. Var olmayan bir kamusallığı görüyoruz vapurla kenti seyehat
  • Ayşe Erkmen,                                              Ses entelasyonu, bu sadece ses'ten oluşan bir çalışma - Berlin metrosuna ne zaman bir tren girse bir hareket alıcısı üzerinden bir holywood filmini çağrıştıran bir melodi duygusal melodiler çalıyormuş gibi. Perona giren durduğunda ise ses bandı kesiliyor. Proje bundan ibaret. Adeta sesle birlikte trenin gelmesi ile birlikte başlayan müzik ardından kesiliyor. Ne gürültüdür ne müziktir belki bunun üzerine düşünmeyi sağlıyor.
  • Vahit Tuna, Eve Gelirken Ekmek almayı unutma, 2000
  • Canan Şenol, Nihayet içimdesin, 2000 - Kadıköy Caferağa mahallesinde Tabela Sergileri kapsamında gerçekleştirdiği Nihayet içimdesin isimli çalışması. İlk bebeğine hamile kendi kişisel hikayeside var. Cinsel çağrışım da var. Apartman sakinlerinin hoşuna gitmiyor. Bu proje belediyeye şikayet ediliyor. Üst kat komşu ''ben balkonda rahat oturamıyorum. Bu proje sonlandırılsın'' diyor.
  • Banu Cennetoğlu, Liste, 2007 - Avrupa sınırlarında ölen mültecilerin 2007 yılında 800 bin üzerindeki mültecinin listesini içeren reklam panolarını kentin çeşitli yerlerine yerleştirmiştir. Hollanda'nın Amsterdam kentine ve bu liste devam ediyor. En son İngiltere'de bunu gerçekleştirdi. Aslında adı sanı bilinmeyen sadece rakam olarak bilinen zaman içerisinde bakıldığında mültecilerin sınırı geçmeye çalışırken ölmeleri üzerine aslında seri bir ölüm var. Anonim kalmadıklarını her biri insan bir kimliği var. Bunu göstermesi açısından önemli bir projedir. Avrupa da gerçekleşmiş olması önemli.
  • Canan Tolon. Kendi Düşen Ağlamaz, 2002 -  Nişantaşı bile olsa farketmiyor. Kentte yürüyememe probleminiz var.

7 Ocak 2019 Pazartesi

Uzak Doğu Sanatı ( Final Soru ve Cevapları )





                           16 EKİM 2018 TARİHLİ UZAKDOĞU SANATI DERS NOTU
  • BUDİZM:
  • MÖ 6.YY EN ESKİ DİNLERDENDİR. TANRI VE TANRIÇA İNANIRLIĞI ÜZERİNE TEMELLENMEMİŞTİR.
  • SIDDHARTHA GAUTAMA'NIN BİGELİĞİ VE ÖĞRETİLERİ ÜZERİNE TEMELLENMİŞTİR.
  • ÇİN DÜŞÜNCE SİSTEMİNİN TEMEL UNSURLARI
  • 1. TAOİZM : DİNSEL DÜŞÜNSEL İÇERİK, TAOİZMİN TEMEL UNSUR, YOL VE SÖZ, SEZGİSEL BOŞLUK, YENİ TAOCULUK, KONFÜÇYÜSÇÜLÜK, BUDİZM
  • 2. TAOCU METİNLER : I CHING, DAODE JING, ZHUANG ZI
  • 3. ANLAMLI PRATİKLER : ÖRTÜK VE SİSTEMATİK OLMAYAN, MADDELER DÜNYASI, SOMUT BETİMLEMELER
  • TAOCU METİNLER :
  • FU XI (MÖ 3000)
  • ÇİN FELSEFESİNİN PRATİK ALANLARA UYGULANABİLİRLİĞİ BAĞLAMINDA DÜŞÜNSEL TEMELLER
  • 1.BOŞLUK KAVRAYIŞ : BİZATİHİ OLAN, GÖRÜNGESEL OLAN, SEZGİSEL KAVRAYIŞ, DUYUSAL KAVRAYIŞ
  • WU ( HİÇLİK, SAHİP OLMAMA)
  • XU ( BOŞLUK )
  • KONG ( BOŞLUK )
  • 2. BOŞLUK - DOLULUK VE YIN - YANG ARASINDAKİ İLİŞKİ :
  • DİKEY EKSEN, YATAY EKSEN
  • 3. YI JING İNSAN YAŞAMINDA BOŞLUK KAVRAMI :
  • DEĞİŞKENSİZ DEĞİŞİM
  • BASİT DEĞİŞİM
  • DEĞİŞKENLİ DEĞİŞİM
  • DAĞ VE SU
  • BOŞLUK KAVRAMI ÇİNDE ÇOK ESKİYE DAYANIR. TAOİZME DAYANIR.
  • YIN - YANG İLİŞKİ BAĞLAMINDA BOŞLUĞU KAVRAYIŞ
  • TEK VARLIK TEMEL ESİN > BOŞLUK İLK BOŞLUK > YİN-YANG 2 VARLIK ( 2 YAŞAMSAL ESİN ) > 3 VARLIK ( YİN - YANG 3=2, 2=1) > 10 BİN VARLIK ( DÜNYANIN SOMUTLAŞMASI )
  • ÇİN FELSEFESİNDE İLK (YÜCE) BOŞLUĞA İKİ EKSENDE ULAŞILIR. YATAY VE DİKEY EKSENDE
  • YATAY EKSENDE > ORTA BOŞLUK
  • DİKEY EKSENDE > YİN SU-TOPRAK: ORTA BOŞLUK: YANG DAĞ GÖKYÜZÜ
  • İNSAN YAŞAMINDA BOŞLUK KAVRAYIŞI
  • ZAMAN VE UZAM İNSAN YAŞAMI İLE İLGİLİDİR.
  • DİKEY RESİMLERDE ZAMAN - UZAM
  • YATAY RULO RESİMLERDE ZAMAN VE UZAM, ZONG BING (MS 4-5.YY) MANZARA RESMİ ÜZERİNE NOTLAR, WANG WEI (MS 8.YY)
  • ÇİN RESMİNDE BOŞLUK KAVRAMI
  • ÇİN RESİM KURAMININ TEMEL KARŞITLIK UNSURLARI
  • 1. FIRÇA - MÜREKKEP : İÇ BOŞLUĞU KOPYALAYAN ÇİZGİ UNSURLARI A. KURU FIRÇA ( GANBI ), B.UÇAN BEYAZ ( FEIBAI ), C.ÇATLAK DOKUSU ( CUN )
  • 2. YIN YANG DOĞUŞU
  • 3. İNSAN - GÖKYÜZÜ : RESİMSEL ELEMANLARIN ZİHİNSEL DÜZLEMİ
  • 4. BEŞİNCİ BOYUT ( ZAMAN - UZAM )
  • KURU FIRÇA : VAR OLANLA OLMAYAN MADDE İLE TİNİN ARASINDA DENGEDE DURUR.
  • UÇAN BEYAZ : HAFİFLİK VE GÜCÜN BİRLEŞİMİNDEN OLUŞAN ETKİ
  • ÇATLAK DOKUSU : KONTÜRLÜ OLSUN YA DA OLMASIN BOŞLUKTA BİÇİM İŞLEVİ GÖRÜR.
  • YİN - DIŞ YASALAR
  • YANG - İÇ YASALAR GÖKYÜZÜ DAĞ
  • DAĞ VE SU - BAMBU - ORKİDE - KASIMPATI - SÜS ERİĞİ AĞAÇ - SAKURU - KİRAZ
  • RESİMSEL ELEMANLARIN ZİHİNSEL DÜZLEMİ WU DAOZİ - LI SIXUN
  • DERİNLEMESİNE UZAKLIK ( SHAN YUAN ) DAĞ GRUPLARI - UFUK ÇİZGİSİ - ÇOK UFUK ÇİZGİSİ
  • YÜKSELTİLMİŞ UZAKLIK ( GAO YUAN )
  • YATAY UZAKLIK ( PING YUAN )
  • UZAMA YAZILAN ŞİİR, RESSAMIN DÜŞÜNCELERİNİN TABLOYA AKTARILMASINA OLANAK SAĞLAR.
  • BEŞİNCİ BOYUT : RULO YAPMAK. EVREN TABLOSUNU İÇİNE KAPATMAK.
  • BOŞLUĞUN HEYKELİ

23 EKİM 2018 TARİHLİ UZAKDOĞU SANATI DERS NOTU

  • YUHAU'NUN ON KELİMEDE ÇİN KİTABINDA KENDİ YAŞADIĞI KÜLTÜR DEVRİMİNİ ELEŞTİRİYOR. HALK, LİDER, OKUMA, YAZMA, KOPYACILIK, ALDATMA ÜZERİNDE DURMUŞ.
  • ULUSLARARASI ÇİN RADYOSUNUN ON KELİMEDE ÇİN ; SÜREKLİLİK, GENİŞLİK, ESNEKLİK, DENGE, MERKEZİLİK, YÜZ, İLİŞKİ, GÜVENLİK HİSSİ, KLİŞELER, RİTÜEL
  • 1. YAZMAK  : 
  • KALİGRAFİ SANATI MÖ 4000, ÇİNCE KARAKTERLERİN KÖKENİNİ OLUŞTURAN EN ESKİ RESİM YAZILARI ÖRNEĞİN YANGSHOU KÜLTÜRÜ MÖ 4800-200 
  • FIRÇADA UÇ, ORTA, DİP BÖLÜMÜ KULLANILIYOR. KAZ BOYUNLARINDAN ETKİLENMİŞTİR. QIAN XUAN KALİGRAFİ SANATINI GELİŞTİRMİŞTİR.
  • 2. ÇİN'İN EN LERİ (GENİŞLİK ) :  
  • ÇİN SEDDİ 8850 KM, 1,8 MİLYON İŞÇİ KUZEY Qİ DÖNEMİ, MÖ 700 - MS 1644 YILLARI 
  • QIANWEI YISHU, 5400 KM, 1200 KARIZ KANALI, MÖ 3.YY
  • 1795 KÖY 60 KÖPRÜ, 24 KİLİT HAVUZ MÖ 3. YY İNSAN YAPIMI BÜYÜK KANAL - SARI NEHİR İLE YANZİ BİRLEŞTİRİLMİŞTİR.
  • YASAK ŞEHİR MİNG DÖNEMİ 10.170.000 M2 TOPKAPI SARAYININ 127 KATI
  • YAZLIK SARAY JING DÖNEMİ (1153) 2.900.000 M2 TOPKAPI SARAYININ 36 KATI
  • XI'AN 8000 FİGÜR, 22.000 M2 700.000 İŞÇİ, MÖ 221-207
  • JIANGXI, 416 M UZUNLUK 68 M YÜKSEKLİK, 2012
  • LESHAN, 72 M, MS713
  • SONGZHUANG SANAT BÖLGESİ 25 KM2'LİK ALAN, 5000 SANATÇI, 22 MÜZE, 113 GALERİ, 22 KÜLTÜREL İŞLETME
  • 3. ESNEKLİK :
  • DOU GONG YAPI SİSTEMİ
  • ANTİK ÇİN, DÜNYA'NIN MERKEZİNİN ÇİN'DE OLMASI GİBİ MERKEZİLİĞİ SİMGELEYEN SARI NEHİR'İN ÇEVRESİNDE ŞEKİLLENDİ.
  • SARI NEHİR VE YANGZE NEHRİ
  • BATI ZHOU, HE ZUN
  • SIMA QIAN
  • 4. MERKEZİLİK :
  • EKONOMİK MERKEZİLİK İPEK YOLU
  • 4 BÜYÜK BULUŞ KAĞIT, MATBA, PUSULA, BARUT
  • MODERN ÇİN'İN MEKEZSİZLEŞTİRİLMİŞ GÜÇLÜ DENETLEYİCİ MERKEZİ YÖNETİMİ 4 BÜYÜK ŞEHİR BELEDİYESİ (ÖZEL YÖNETİMLİ BÖLGE), 5 ÖZERK BÖLGE (ÇOK ÖZEL KONUMLU YÖNETİM), 23 EYALET
  • TOPLUMDA MERKEZİLİK
  • YEMEK KÜLTÜRÜNDE MERKEZİ
  • ÇİN'İN YOL-KUŞAK İNSİYATİFİ
  • KARA İPEK YOLU EKONOMİK HATTI
  • DENİZ İPEK YOLU EKONOMİK HATTI
  • SANATTA MERKEZİLİK
  • 5. LİDER :
  • QIN SHI HUANG DI
  • MAO
  • TENG HSIAO -PING
  • 6. SÜREKLİLİK :
  • FENER BAYRAMI
  • ÇİN YENİ YILI
  • 9. YÜZ :
  • WANG YI'YE GÖRE PORTRENİN PRATİK ADIMLARI 5 DAĞ, 4 NEHİR
  • 10. TAKLİT :
  • WUQING
                           06 KASIM 2018 TARİHLİ UZAKDOĞU SANATI DERS NOTU


  • SAVAŞAN DEVLETLER ( MÖ 475 - 256 )
  • EGEMENLİK SAVAŞLARI
  • KAOS
  • NÜFUS 20 MİLYON
  • BATILI GÖÇERLER
  • YÜZ DÜŞÜNCE OKULU ( STRATEJİ AÇISINDAN ÇOK ÖNEMLİDİR.)
  • SAVAŞAN DEVLETLER DÖNEMİ
  • BATI ETKİLERİ
  • AHŞAP ESERLER
  • MAJIAYUAN
  • BAMBU YAZITLAR
  • MAJIAYUAN MEZARI
  • DOĞU WU DÖNEMİ, YÜKSEK MEVKİ MEZARI
  • HE
  • AHŞAP KAPLAN, CHU MEZARI
  • 100 DÜŞÜNCE OKULU
  • 1. KONFÜÇYÜSÇÜLÜK
  • 2. DAO DÜŞ EKOLÜ
  • MOHİZM
  • LEGALİZM
  • YİN-YANG OKULU
  • MANTIKÇILAR, İSİMLER OKULU
  • DİPLOMASİ VEYA YATAY
  • DİKEY İTTİFAKLAR OKULU
  • SENTEZCİLER OKULU
  • TARIMCILIK OKULU
  • MİNÖR KONUŞMALAR OKULU
  • ASKERİ OKUL
  • KONFÜÇYÜSÇÜLÜK
  • RU JIA
  • AHLAK GÖRÜŞÜNDE; İNSAN SEVGİSİ, ÖRNEK EVLAT VE TÖRELERE UYMAK YETER
  • İDEAL İNSAN, İDEAL TOPLUM YARATMA ÇABASINDADIR.
  • İNSAN DOĞUŞTAN İYİDİR, FAKAT BULUNDUĞU ORTAM ONU KÖTÜLEŞTİRİR.
  • ÜÇ KİŞİ BİRLİKTE YÜRÜRKEN, İÇLERİNDEN BİRİ MUTLAKA BİZİM ÖĞRETMENİMİZDİR.
  • YÖNETİCİLER RÜZGARA, OTLAR HALKA BENZER
  • HALK HÜKÜMDAR KARŞISINDA EĞİLMELİ, HER DEDİĞİNİ YAPMALIDIR.
  • DAO DÜŞÜNCE EKOLÜ ( DAO JIA )
  • KURTÇUK VE KUŞ YAZI KARAKTERİ
  • BU EKOLE GÖRE ''DAO'' EVRENİN DÜZENİDİR.
  • TEMEL İLKESİ ''WU WEI'' YAZI EYLEMSİZLİKTİR.
  • AYDINLAR YÖNETİMDE GÖREV ALMAMALI, DOĞAYA ÇEKİLİP KENDİLERİNİ BİLİME VERMELİDİRLER.
  • İDEAL ÜLKE KÜÇÜK, HALKI AZ OLMALIDIR.
  • DOĞAYA DÖNÜK BİR YAŞAM ÖNERİLİR.
  • MOHİZM ( MO JIA )
  • KONFÜÇYÜSÇÜLÜĞÜN İLK MUHALİFİDİR.
  • SAVAŞA VE SALDIRGANLIĞA KARŞI OLAN BİR EKOLDÜR. ANCAK SAVUNMA SAVAŞINA KARŞI DEĞİLDİR.
  • HERKESİN ÜRETİCİ OLMASINI SAVUNUR
  • YETENEKLİ OLAN DESTEKLENMELİ, ÜSTÜN OLANLA UZLAŞMALIDIR.
  • KAYNAKLARIN İSRAFINA KARŞIDIR. BU DÜŞÜNCEYE GÖRE MÜZİK VE CENAZE İŞLERİ İSRAFTIR.
  • LEGALİZM
  • FA JIA
  • DEVLET YÖNETİCİSİNİN SİYASİ GÜCÜNÜ VE YETKİLERİNİ ARTIRMAYA YÖNELİKTİR.
  • HALK DEVLETİN DÜŞÜNCELERİNİ BİLMEMELİDİR.
  • İNSANIN DOĞUŞTAN KÖTÜ OLDUĞUNU, BUNU DA ANCAK SERT YASALARLA VE CEZALARLA DÜZELTİLEBİLECEĞİDİR.
  • YIN - YANG OKULU
  • YIN - YANG JIA
  • İÇİNDE DENGE, UYUM VE EŞİTLİĞİN ÖZÜNÜ BARINDIRAN KARŞITLIK FELSEFESİDİR.
  • FELSEFENİN DENGE ANLAYIŞI, ÇELİŞKİ VE GERİLİMLE FARKLILIK VE ÇEŞİTLİLİKLE BAŞ EDİLMESİ ÜZERİNEDİR.
  • EKOLE GÖRE EVRENİN OLUŞMASI VE İNSANLARIN YAŞAMI
  • MANTIKÇILAR VEYA İSİMLER OKULU 
  • MING JIA
  • TEMELİNDE MANTIK TARTIŞMALARI YATAR.
  • BU EKOLLE BİRLİKTE SOYUT KAVRAMLAR ÜZERİNE TARTIŞMALAR BAŞLAMIŞTIR.
  • FARKLI VARLIKLAR ARASINDA BİLE BENZER NOKTALAR VARDIR, BU NEDENLE BÜTÜN VARLIKLAR TEK BİR VARLIKTIRLAR.
  • MUTLAK MUTLULUK, ŞEYLERİN DOĞASINI DAHA YÜKSEK ANLAMAYLA GERÇEKLEŞİR.
  • DİPLOMASİ VEYA YATAY DİKEY İTTİFAKLAR OKULU.
  • SU QIN VE ZONG YI TARAFINDAN GELİŞTİRİLDİ.
  • DİPLOMATİK STRATEJİSTLER OLARAK TANIMLAYABİLİRİZ. 
  • ZONG ( DİKEY İTTİFAK ) BEYLİKLERİ BİRLEŞTİRME DÜŞÜNCESİDİR.
  • HENG ( YATAY İTTİFAK ) BEYLİKLERİ BİRBİRİNE KIRDIRARAK TEK BİR GÜÇLÜ KRALLIĞIN KALMASI DÜŞÜNCESİDİR.
  • EKOLÜN ÜYELERİ DEVLETLER ARASI İLİŞKİLERİ YÖNLENDİRİR.
  • ZONG HENG JIA
  • SENTEZCİLER OKULU
  • ZA JIA
  • BU EKOL HAKKINDA BİLİNENLER SINIRLIDIR.
  • TARIMCILIK OKULU
  • NANG JIA
  • ÇİFTÇİLERİN ÜRETİMİNİ SOSYAL YAŞAMLARINI VE DÜNYA GÖRÜŞLERİNİ ELE ALAN DÜŞÜNCE AKIMIDIR.
  • KİŞİ İHTİYACI OLAN HER ŞEYİ KENDİ KARŞILAMALIDIR.
  • MİNÖR KONUŞMALAR OKULU
  • XIAO SHUO JIA
  • QIN
  • ÇİN SEDDİNİ BİRLEŞTİRİYOR.
  • PARA BİRİMİNİ BİRLEŞTİRİYOR.
  • ÖLÇÜ SİSTEMİNİ BİR YAPIYOR.
  • 3 ŞERİTLİ YOL SİSTEMİNİ OLUŞTURUYOR.
  • SAPLANTISI VAR ÖLÜMSÜZLÜK
  • QIN SHIHUANG'IN MEZARI
  • SIMA QIAN, SHIJI, MÖ 145-87
  • BANGU HANSHU
  • LIDAOYUAN
  • MEZARDAN BRONZ HEYKEL VE ATLAR ÇIKIYOR.
  • SHEN ZENGJIAN'IN 8 KARAKTERLİ YÖNTEMİ
  • MU - DAR VE UZUN YÜZ
  • YOU- UZUN YÜZ DAR ALIN GENİŞ YANAKLAR BÜYÜK ÇENE
  • SHEN - DAR ALINLI OVAL YÜZ GENİŞ ELMACIK KEMİKLER UZUN VE DAR ÇENE
  • GUO - KARE YÜZ YÜKSEK ELMACIK KEMİKLERİ GENİŞ ALIN VE YANAKLAR
  • TIAN - YUVARLAK KÖŞELİ KARE YÜZ ÇIKINTILI ALIN VE ELMACIK KEMİK
  • HAN HANEDANI ( MÖ 202 - MS 220 )
  • GÜCÜNÜN GÖKSEL OLMASI NEDENİYLE İMPARATOR EN YÜKSEKTEYDİ.
  • İMPARATOR WUDI SINIRLARI KUZEY KORE VE KUZEY VIETNAMA UZATTI.
  • BİRKAÇ SAVAŞLA ÇİNİ BİRLEŞTİRDİ VE MERKEZİ HÜKÜMETİ OLUŞTURDU.
  • BU DÖNEMDEN 20.YY'E YAŞAM TARZI AZ DEĞİŞTİ.
  • HAN HANEDANI SOSYAL SINIFLARA GÖRE EV TASARIM
                        13 KASIM 2018 TARİHLİ UZAKDOĞU SANATI DERS NOTU
  • 4 ( DÖRT DEĞERLİ ŞEY ) DÖRT ÜZERİNDEN ÇOK VURGU VAR.
  • GO WEIGI ( MÖ 1000 )
  • MAHJONG VEYA MAJIANG ( MÖ 8.YY )
  • LIUBO ( MÖ 1600 - 1046 )
  • XIANGQİ (MÖ 4.YY )
  • BUNLAR ANTİK ÇİNE DAYANAN STRATEJİ OYUNLARIDIR.
  • DÖRT MÜCEVHER. ÇİN RESMİNDE FIRÇA, MÜREKKEP ÇUBUĞU, KAĞIT, MÜREKKEP TAŞI
  • EN ERKEN NEOLİTİK DÖNEMDE GÖRÜLMÜŞTÜR. MÖ 10.000 - 4000 YABAN TAVŞANI KILLARINDAN BULUNUYOR.
  • MENG TIAN MÖ 221 -206
  • SERT KILLI FIRÇA ( KURT KILI )
  • ORTA SERTLİK ( KEÇİ KILI )
  • YUMUŞAK KIL
  • TU LONG'UN DÖRT ERDEMİ ( 1544 - 1605 )
  • SİVRİ UÇLULUK, MÜREKKEBİ EMEN KILLARIN UCU SİVRİ OLMALIDIR.
  • MUNTAZAMLIK, MÜREKKEBİ EMEN KILLARIN UCU DÜZ OLMALIDIR.
  • YUVARLAKLIK,
  • HAREKETLİLİK
  • FIRÇA KILLARININ SEÇİMİ
  • KAYNATMA
  • SU BANYOSU İŞLEMİ
  • FIRÇA UCU YAPIM
  • KAPAKLAMA
  • FIRÇAYA ŞEKİL VERME
  • SAPA YAZI KAZIMA
  • ÇİN RESMİNDE 5 TON VAR.
  • CAI LUN ( MS 48 - 121)
  • RULO - SUTRA - İPLİKLİ - XUAN FENG - LONG LI - KELEBEK - BAO BEI
  • RESİM RULOSUNUN TEMEL FORMATI
  • BASKI BİLGİSİ BÖLÜMÜ - RESİM - ÖN YÜZ - CENNETSEL GÖK
  • 1. MALZEME TOPLAMA
  • 2. İŞLEMDEN GEÇİRME
  • 3. LAPALAŞTIRMA
  • 4. KOTLU MALZEME VE HAVALANDIRMA
  • 5. FIRINLAMA
  • FORMLARINA GÖRE MÜREKKEP TABLALARI
  • GEOMETRİK - SU, XING
  • HAYVAN FORMLU - BİTKİ FORMLU
  • ISITMALI - CHAO SHOU
  • MÜREKKEP TABLASININ BÖLGELERİ - YAN CHI - YAN GANG - YAN BIAN - YAN BEI - YAN TANG - YAN E - YAN CE
  • DÖRT BÜYÜK YAN
  • TANG DÖNEMİ - KIRMIZI DAMARLI TAŞ
  • TAOHE MÜREKKEP TABLASI - SONG
  • DUAN MÜREKKEP TABLASI - TANG
  • SHE MÜREKKEP TABLASI - TANG
  • RESMİN DÖRT AŞAMASI
  • GUO - ÇİZGİSEL ALT YAPI
  • CUN - ÇATLAK DOKUSU
  • CA - SIYIRMA, SIVAMA
  • DIAN - NOKTA TUŞLAR
  • DÖRT CENTİLMEN
  • KASIMPATI - KEÇİ
  • BAMBU - TEKNE
  • SÜS ERİĞİ - AĞAÇ
  • ORKİDE - DOSTLUK SEMBOLÜ - KUŞLAR
  • DÖRT HAYVAN
  • SİYAH KAPLUMBAĞA - KUZEY
  • KIRMIZI ANKA - GÜNEY
  • BEYAZ KAPLAN - BATI
  • YEŞİL EJDER - DOĞU
  • DÖRT GÜZEL
  • XI SHI MÖ 465 - 520
  • WANG ZHAOJUN MÖ 206 - MS 58
  • DIAO CHAN
  • YANG GUIFEI 719 - 756
  • DÖRT BÜYÜK AŞK
  • KELEBEK AŞIKLAR ZHU VE LIANG
  • BAYAN MENG JIANG ÇİN SEDDİNİN ÇÖKÜŞÜ
  • BEYAZ YILAN EFSANESİ
  • DOKUMACI KIZ VE ÇOBAN
  • DÖRT RAHİP RESSAM
  • BADA SHANREN, DOĞADAN RESİMLER
  • DAMON HONGREN
  • KUN CAN
  • SHI TAO
  • KÜLTÜR DEVRİMİ
  • 1966 - 1976 YILLARI ARASINDA OLDU.
  • HEDEF DÖRT ESKİYİ İMHA ETMEKTİ.
  • 1. ESKİ GELENEKLERİ
  • 2. ESKİ KÜLTÜRÜ
  • 3. ESKİ ALIŞKANLIKLARI
  • 4. ESKİ DÜŞÜNCELER
  • DÖRTLÜ ÇETE
  • YAO WENYUAN
  • JIANG QUING
  • ZHAG CHUNQIAD
  • WANG HONGWEN
  • DÖRT EN PAHALI
  • ZEN BIANZHON
  • Y'NİN MEZARINDAN ÇIKAN ZİLLER


                      20 KASIM 2018 TARİHLİ UZAKDOĞU SANATI DERS NOTU


  • UZAKDOĞU SANATI ÇİN TEMELLİDİR SONRA JAPONYA VE KORE'YE SIÇRAMIŞTIR. ÇİN VE JAPONYA ÇOK ETKİNDİR.
  • COĞRAFİ VE İKLİM ÖZELLİKLER KÜLTÜR VE SANATDA ÖNEMLİDİR. COĞRAFİ AÇIDAN DAHA KAPALI OLMASI SANAT VE KÜLTÜRÜ YANSIYOR.
  • KÜLTÜR VE SANATA ETKİ EDEN ETMENLER
  • 1. DÜŞÜNCE VE İNANÇ SİSTEMİ
  • 2. COĞRAFYA VE İKLİM
  • 3. TOPLUMSAL YAPI
  • 4. EKONOMİ VE TİCARET ( İPEK YOLU )
  • 5. GELENEKSEL KÜLTÜRDE SÜREKLİLİK
  • AYNI YERDE OLMALARINDAN DOLAYI SÜREKLİLİK 
  • İNANÇ VE DÜŞÜNCE SİSTEMİ : ÇİN'İN DOĞUSU 3 DİNİN HARMANLANDIĞI BUDİZM, TAOİZM, KONFÜÇYÜS
  • JAPONYA'DA ŞİNTOİZM, KORE'YE AİT BİR ŞAMANİZM
  • BUDİZM: YAŞAM ÇEMBERİ, YAŞAM DÖNGÜSÜ, TANRI VEYA TANRIÇA İNANIRLIĞI ÜZERİNE TEMELLENMEMİŞTİR.
  • SIDDHARTHA GAUTAMA'NIN BİLGELİĞİ VE ÖĞRETİLERİ ÜZERİNE TEMELLENMİŞTİR. İKİ TÜRÜ VARDIR. MAHAYANA VE HIRAYANA
  • ACI ÇEKTİREN YAŞAM DÖNGÜSÜNDEN KURTULUP, KİŞİSEL AYDINLANMA ÇABASI
  • BAZI MEZHEPLER BUDA'YI KOZMİK OLUŞUM OLARAK KABUL EDER. ( TAO İLE KARIŞIM ZEN BUDİZMİ )
  • JAPONYA, ÇİN, VİETNAM, TAYLAND, MYANMAR, GÜNEY SRİ LANKA HALK ARASINDA İÇSELLEŞMİŞ DEĞİL POPÜLİST BİR YAKLAŞIM VAR. ÇİN NÜFUSUNUN ÇOĞU ATEİST. HRİSTİYANLIK ÇİN'DE ESKİ ZAMANLARDA VAR.
  • GANDAR-MATURA BÖLGESİNDE SEMBOLLER BURADAN YAYILDI. BUDİZM İLE İLGİLİ İKONALAR ÜRETİYOR. KANİŞKA İLE KUTSAL METİNLER İLE YAYILIR.
  • GANDHARA, MAHAYANA
  • TİBET KÜLTÜR SANAT FARKLIDIR. HER İKİ TARAFTAN GİDEN METİNLERDE FARKLILIK OLUŞUYOR. BUDA FİGÜRÜ FARKLIDIR. JAPONYA İLE TİBET KENDİ DEĞERLERİ İLE HARMANLANIYOR.
  • GANDARI BUDİST METİNLER, MS 1
  • BEYAZ AT TAPINAĞI, LUOYANG MS 68
  • ÇOK YAKIN BÖLGEDE SAONI TAPINAĞI
  • BUDİZM ÇOĞU DÖNEMDE YÖNETİMLE BİRLİKTE HAREKET ETMİŞTİR.
  • TAOİZM : ZAMAN İÇİNDE LİDERLER TANRILAŞTIRILIYOR. KUTSAL METİNLER SEMAVİ DİNLER İLE BİR ORTAK YÖN
  • ÇİN'İN YEREL DÜŞÜNCE SİSTEMİDİR.
  • LAO ZI TARAFINDAN MÖ 6 YY'DA ORTAYA KONULDU.
  • TAOİZM'İN ESKİ METİNLERİ DAO DE JING'IN ANLAMI DAO (YARATICI İLKE), DE (İNSAN ERDEMİ) JING (YAZIT)
  • TAO EVRENİN DÜZENİDİR.
  • DIŞ DÜNYADAKİ NESNELER BİZATİHİ (GERÇEKLİĞİ BİLİNMEYEN SEZGİSEL)
  • RUHBAN SINIFI DİNİ LİDERLE OLUŞU
  • QINGYANG SARAYI, CHENGDU DÖNEMİ
  • DIŞARIDAN MİMARİ AYNI İÇİNDE FARKLI
  • KONFÜÇYUSCULUK : ÇİN'İN YEREL DÜŞÜNCE SİSTEMİ
  • KUNG FUZI TARAFINDAN 6.YY'DA KURULDU.
  • GÖK, YER VE ATALARA TAPILIR.
  • TOPLUM VE DEVLETİN MUTLULUĞU İÇİN TAVSİYEDE BULUNUR.
  • BİREYİN ERDEMİ MERKEZLİDİR.
  • WU JING (BEŞ KLASİK) EN ÖNEMLİ METİNLERDİR.
  • KONFÜÇYUS TAPINAKLARI
  • ÇİN COĞRAFYASI
  • İKİ ÖNEMLİ NEHRİ
  • HUANG HE - YANGTZE ARASINA YERLEŞMİŞLER.
  • TARIM-SULAMA KANALLARI YÜKSELTİLİR. MS 2.YY
  • ŞU ANDA YUKARISI BUĞDAY AŞAĞISI PİRİNÇ 1/3 ÇÖL TAKLIMAKAN
  • TAKLIMAKAN ÇÖL KUZEYİ VEYA GÜNEYİ ÇIKIŞ KOŞGER
  • KUZEY MOĞOL TÜRKLERİ SALDIRILARI - GÜNEY AÇLIK
  • KÜLTÜR İÇE KAPALI
  • ÇİN RESMİNDE DAĞLIK RESİMLER ÇOK ÖNEMLİ
  • HUAN JAN - RESSAMLARI DAĞ RESMİ YAPIYOR
  • HİBRİT TARIM BURADAN ÇIKMIŞTIR.
  • SU İLE NEHRİ YÖNLENDİREREK EVLERİN BAHÇELERİ İÇİNDEN SEN SHU ( DAĞ VE SU RESMİ BOŞLUK TANIMLAYAN) BİR ŞEKLE DÖNÜYOR.
  • YAPAY GÖLETLER, YAPAY KANALLAR
  • SU, ÖDÜNÇ MANZARA ALMA ANLAMINA GELİYOR. ÇÜNKÜ YANSIMA VAR.
  • GOBİ ÇÖLÜ, TAKLIMAKAN GELİYOR.
  • CHUN XIA GIU DONG MEVSİMLER
  • ÇİN'İN BÖLGESEL İKLİM ÖZELLİKLERİ ALP SOĞUĞU, KITASAL İKLİM, MUSON İKLİM, ALT TROPİKAL BÖLGE MUSON İKLİMİ,
  • BİTKİ ÖRTÜSÜ SANATA VE KÜLTÜRE KONU OLARAK GİRMİŞ.
  • SÜS ERİĞİ AĞACI ÇOK ÖNEMLİ RESİMDE, JAPONYA DA SAKURA KİRAZAĞACI OLUYOR. BUNLAR BU İKLİMDE YETİŞEN AĞAÇ SANATA YANSIMIŞ.
  • KIŞ KUZEY ÇİN -40,-50 BURADA BUZ HEYKEL KENTİ OLUŞTURULUYOR. ÇİN'DE YAŞAYAN 56 MİLLİYET
  • ESKİ ÇİN EKONOMİSİ VE TİCARET
  • KARA VE DENİZ İPEK YOLU
  • İLK TARIM TOPLUMLARI
  • GELENEKSEL ÜRETİM BİÇİMİ
  • MODERN END
  • İPEK YOLU
  • YAZI KÜLTÜRÜ ÇOK ÖNEMLİ ÇOK BELGEYE SAHİPLER
  • %87 Sİ GELENEKSEL SANATA BAĞLI  KALİGRAFİ 4000 KARAKTERİ BİLMENİZ GEREKLİ
  • ÇİN'İN YENİ YIL KUTLAMALARI
  • FENER BAYRAMI EJDER, ATALARA TAPINMA, ÖLÜLER BAYRAMI CIN MIN JE
  • ÖLÜLER İÇİN PARA, ARABA NEYSE ONU YAKIYORLAR.
  • ŞİNTOİZM :
  • ÇİN'DE YOK JAPONYA DA
  • YEREL DİNDİR.
  • MÖ 4-5 YY KURUCU BİLİNMİYOR
  • SHIN TANTI TO TAO'DAN GELİR
  • YOL YANİ TANRININ YOLU ANLAMINA GELİR.
  • ANİMİZM DOĞADA
  • PAGANİZM
  • YAZITLAR
  • ZEN BUDİZMİ :
  • EN İYİ BAHÇELER KYOTO'DA, JAPONLARIN KENDİLERİNE HAS ZEN BAHÇESİ VARDIR.
  • SAKODA XIENTEGANG TAPINAĞI
  • KONFÜÇYUS TAPINAĞI
  • JAPONYA COĞRAFYASI %70 DAĞLIKTIR. 
  • FUJİ DAĞI
  • RIKICHU DOĞAL PARKI
  • KAWACHI FUJI BAHÇESİ
  • BONZAİ AĞAÇLARI
  • SAKURA, HİNTONO
  • İMPARATORLUK SARAYI
  • GÜMÜŞ TAPINAĞI KYOTO
  • JAPONYA HOMOJEN BİR TOPLUM
  • KAPALI ADA KÜLTÜRÜ
  • AYNI DİL KÜLTÜR PAYLAŞIMI
  • ETNİK MİLLİYET YOK DENECEK KADAR AZDIR.%98,5 JAPON
  • 17.YY JAPON TİCARET YOLU
  • HİRAGANO - KATAKANA
  • KORE ŞAMANİZMİ
  • KÖKENİ MÖ 5000'Lİ YILLAR
  • ORTA ASYA KAYNAKLI
  • ŞAMANİZM TEMELİ GÖK TANRI
  • ŞAMANİZM DİN ADAMI BABADAN OĞULA GEÇİYOR
  • KUTSAL METİN İNANÇ VE İBADET GİBİ ÖZELLİKLER YOK
  • SORAK DAĞI
  • BAEKDU DAĞI
  • SEONGSON, ILCHULBONG JEJU ADALARI
  • JEJU ADASI
  • GYMNYEONG
  • GYEONGBOK SARAYI
  • ESKİ DÖNEM KORE EKONOMİSİ
  • PARA AĞAÇ KIRARAK VERİYORSUNUZ
  • İPEK YOLU BAĞLANTI
  • DENİZ TİCARETİ, BALIKÇILIK, TARIM TOPLUMU
  • %97 KORELİ - JAPON, ABD, HAN ÇİNLİSİ
  • %43 BUDİZM %34,5 PROTESTAN %20,6 KATOLİK
                         27 KASIM 2018 TARİHLİ UZAKDOĞU SANATI DERS NOTU


  • ON KELİMEDE ÇİN
  • MADE IN CHINA
  • ESNEKLİK
  • LİDER
  • YAZMAK
  • SÜREKLİLİK
  • YÜZ
  • TAKLİT
  • RİTÜEL
  • DÖRT DEĞERLİ ŞEY
  • GENİŞLİK-BÜYÜKLÜK
  • GELENEKSEL ÇİN RESMİ
  • YUAN HANEDANI (1279-1368)
  • MOĞOL HAKİMİYETİ
  • WEN REN 
  • WEN RENLER İN BÜROKRATLIĞI REDDETMESİ
  • PASİFİST SANATÇILAR
  • ÜÇ DİN BİRLİKTELİĞİ
  • TAOİZM ZİRVEDE
  • TAPINAK DUVAR RESİMLERİNDE PATLAMA ÇOK SAYIDA
  • MÜNZEVİ RESSAMLAR
  • IŞIKLI VERMİLYON MANZARASI
  • SARAY AKADEMİSİ KALKIYOR.
  • TAPINAKLAR 
  • ÇİÇEK KUŞ RESİMLERİ
  • GÜNEYİN DÖRT BÜYÜK MANZARACISI
  • NIZAN-WUZHEN-HUANG GONGWANG-WANG MENG
  • ÇOK ODAKLI
  • İÇ BÜKEY VE DIŞ BÜKEYLE ÖNE VE ARKAYA GETİREBİLİR
                  25 ARALIK 2018 TARİHLİ UZAKDOĞU SANATI DERS NOTU


  • Gandra dan Çin'e girişte Uygur özerk bölgesinde budist sanatın ilk Çin'e girişinden bahsettik. Çin'e ilk başlatan Kuzey Wei Toba Türklerinden bahsettik. Yönetimi ele geçiriyor ve azınlık olarak yönetmeye başlıyor. Budizmi kabulleniyorlar. Budizmi aynı zamanda kullanıyorlar. Yönetim dünyaya gönderilmiş Buda olarak kabul görürüyor. Budist ruhban sınıfı tarafından tahakkata? olarak görülüyor. Hem Buda hem de imparator olarak kabul görüyor.
  • Yatay eksende dikey eksende karşılaştırmalı olarak Budizmin yayılmasına değerlendireceğiz. Yatay eksen Uygur bölgesinden içeriye doğru girerken bir üslup değişmesine uğruyor. Yani Çinlileşiyor Gandara üslubu Kuzey Wei'nin geliştirmesiyle Budist sanatta Çinlileşme sürecine giriyor. Yatay eksende bir çinlileşme süreci oluyor.
  • Dikey eksende kuzeyden güneye indiğimizde de Kuzey Budizmi ile Güney Budizmi arasındaki dönemsel farklılıkları incelemiş olacağız. Yani iki üslup oluşuyor. Birincisi Çinlileşme ikincisi Çinlileştikten sonra Kuzey ve Güney arasındaki sanat farklılığını inceleyeceğiz.
  • Yatay eksende uslüp farklılığı nasıl olduğu Kuzey Wei yukarıdan gelmesi ile birçok imparator Datona? oradan Doğyana? nüfusları aktarıyor. Gansu? Dunhang bölgesinde mağara tapınakları var. Gansu bölgesinde ilerledikçe Budist siteler var. Budist sanata etki etmiş 3 önemli imparator var. Tuobo Gui (386-409)  birincisi kabulleniyor, ruhban sınıfınıda yanına çekiyor. Birde anti Budist akım gelişiyor. Tuoba Tao (424-452) taoist oluyor. Danışmanın etkisiyle. Tapınakları yıkıyor. Sonra Tuobo Jun (452-465) tekrar Budist sanata hız veriliyor. Heykeller yapılıyor. Heykeller daha önceki 5 imparatorun portreleri Buda portresi olarak yapılıyor. Budizm daha da ileriye gidiyor. Bu dönemde binlerce tapınak. Onbinlerce din adamı ruhban sınıfı devlet tarafından destekleniyor. Tuobo Türklerinin kendi arasında çatışmalar çıkıyor. Çinlileşmekten dolayı. Batı Wei - Doğu Wei olarak ikiye ayrılıyor. 
  • Birçok aile başkent Datong'a? zorunlu göç veya bir şekilde kültürel başken old. için oraya yol alıyor. 39-40 bin ailenin gitmesi ile oradaki Budist sanatı ileriye taşıyor. Bu sanatçıların örgütlenmesi beşli sistemdir.1. Dulio (dushi, dujang) art direktör. 2. Boshi, uzman 3. Shi, Usta 4. Jiang, Kalfa 5. Sheng, Çırak. Çok erken bu örgütlenme başlamış. Üç önemli isimden birisi mağara resimlerinde Mogao da duvar resimlerinde nasıl bir iş örgütlemesi yaptığını gösteren resimler var.
  • Mağara tapınakları önceden nasıl yapılacağını tespit ediyor. Eğimli olarak yukarıdan aşağıya çökme riskini kaldırmak için içerisine kaba sıva sonra ince sıva yapılıyor. Sonra Dushi'nin gözetimde duvar resimleri yapılıyor. Heykeltraşlar iki grup var. Taş kumtaşı ise heykeller oyularak uygun değilse önce ahşap iskelet sonra saman ile sarılıyor sonra kil ile bezeniyor ince sıva ve üzeri boyanıyor. Pigment malayit yeşili ile azurit mavisi vermilyon çok kullanılıyor. İçerisinde kurşun olduğu için zamanla kararıyor. Özellikle Kuzey Wei de yapılanların siyahlaştığı ya da renklerin solduğunu görüyoruz.
  • Mogao ( Boğaz Tapınağı) Dunhang mağaraları, Binginsi, Mai Che şan Çinyan Pinyan Gansu koridorunda dikkate alınacak beş tane Budist sitedir.
  • Dunyang ın en önemli üç sitesi bunlar Mogao, 735 mağara, 2000 heykel, 45.000 m2 duvar resmi (439-535) Kuzey Wei sanatı dünyanın en önemli budist sanat merkezlerinden bir tanesi Kuzey Wei ile burada budist sanat oluşmaya başlıyor. Bu mağaraların 11'i açık.














2 Aralık 2018 Pazar

20. yy. Sanatı I


( 17 Ekim 2018 Çarşamba Ders Notu )

Empresyonizm ( İzlenim )

  • Paris'in modernleşme döneminde, sanayi devrimin den sonra kentleşme döneminde karşımıza empresyonistler çıkıyor. Yani toplumsal bir dönüşüm var o dönüşümün yansıması oluyor aslında empresyonistler ve en temel özellikleri belki modernin öncüsü modern resminin başlangıcı olarak kabul edilmelerinin sebebi o zamana değin çok geçerli olan akademik sanata yüzlerini çevirmeleridir.
  • Hem komposizyon hem konu hem figür, resmin renk ve tuş bağlamında fırça vuruşları bağlamında birbirinden çok farklıdır. Akademik resim tarihsel resim avrupa resminin yüzyıllardır devamı ve sonucu olan bir resim anlayışı diğeri ise Monet gibi doğrudan akademik resme karşı (atölyede çalışılan resimdir) açık havaya çıkıyorlar ve resimler yapmaya başlıyorlar. 19.yy. ikinci yarısı  ve 20.yy. ilk çeyreğinde Fransa da başlayan ve diğer ülkelere yayılan bir sanat akımı oluyor.
  • Optik gerçekçilik, doğrudan gözle ile ilgili yani doğrudan gördüğünü resmeden bir sanatçı var. Gördüğü izlenimdir. Bir izlenimin uyandırdığı duyumların alımlandığı biçimde üretildiği bir resim yöntemi empresyonistler saf prizmatik renkleri kullanıyorlar. Sarı, yeşil, kırmızı gibi. Genellikle bu renklerin tek tek tuval vuruşları vardır. Resme baktığınızda fırça vuruşlarını resim yüzeyü üzerinde görürsünüz. O da zaten resme bir hareket verir.1874 yılında ressamlar, heykeltraşlar, gravürcüler birliği adını veren bir grup sanatçı Paris'te fotoğrafçı Nadar'ın atölyesinde bir sergi açıyorlar. Leroy adlı bir gazeteci empresyonizm eleştiri mahiyetinde kullanıyor. Daha sonrasında bu gurubun ismi haline geliyor.
  • Gündoğumu, empresyonistler suyu çok sever çünkü ışık çok önemlidir. Işığın su üstünde yansımalarını yakalamakta tabiki etkileyicidir. Çünkü değişken dönüşken ışığın hava durumlarına göre ve günün farklı saatlerine göre ışığın farklı dolayısıyla figür üzerindeki manzara üzerindeki yansımasıda farklı dolayısıyla sanatçı o yansımaların peşindedir.
  • Etkiler dersek, özellikle Turner çok önemlidir. İngiliz manzara ressamı Turner'ın resimleri bu sanatçılar için önemlidir. Bir de fırça vuruşları atmosferikdir. Bir de John Constable önemli ingiliz ressamdır. Bu ressamda kırsalı resmeder fakat önemli olan fırça vuruşları böyle tek tek nokta nokta fırça vuruşlarıdır.
  • Empresyonizmin içinde yer almamış onlarla birçok konuda anlaşamıyor. Edouard Manet bu akımın öncüsü olarak kabul edilir. Courbet gibi değerlendirilir. Courbet nasıl realizm için çok önemli bir sanatçı olmuşsa fakat realizmi aşan bir sanatçıdır aynı zamanda. Manet'de öyle bir sanatçıdır. Courbet için söylenen avangard kelimesi yüzyılın başında kullanılmaya başlanır ama aslında köken olarak özellikle Courbet'in çalışmalarına bir de Manet'in çalışmalarına atfedilir. Yani öncü çünkü bir başka resim gerçekleştiriyor getiriyor. Manet de böyle bir sanatçı İzlenimcilerden özellikle ayrılan nokta birincisi açık havada çalışmıyor Manet yani şöyle yapıyor izlenimlerini açık havada belki alıyor fakat atölye önemli bir nesne onun için Empresyonistler adeta böyle sırt çantalı, tuvalleri, boyaları ile birlikte çıkarlar ve o an neresi ilgilerini çektiyse hangi manzara hangi toplumsal kültürel sahne ilgilerini çektiyse hemen oraya tuvallerini kurarlar ve hemen hızlıca o an kare için resim yaparlar. O an dışarı çıkıyorlar atölyede çalışamıyorlar geriye döndüğünde o izlenimi unutmuş olacak o kadar hatırlayamayacak. O izlenimin uyandırdığı algı optik gerçekçilik bu sanatçılar için önemli oluyor. 
  • Manet ise birçok anlamda empresyonistleri öncülüyor. Bu defa hem resmi değerlendirmesi açısından hem konu açısından ve akademik sanatda kopuşu uzaklaşması anlamında. Empresyonist sanatçılar akademik öğrenimi terk edip doğaya yöneldiler amaçları her türlü önyargıyı bir kenara bırakıp önyargı aslında öğrenilmiş bilgi desen nasıl akademide önemli desen çizerek figürü tanırsınız belli bir öğretisi vardır kurallar doğrultusunda resim yaparsınız. Bu sanatçılar ona karşı çıkıyorlar ben gözleyeceğim dışarda ben gözelemimi yapacağım. Dışarıya çıktıklarında şunu görüyorlar yaşam resimlerde gösterildiği gibi yaşam değil sonuçta ve nasıl bir yaşam bir defa herşey hızlı akıyor. Bu biraz fransanın o dönemi için geçerli, kentleşen bir fransa var, tren yaygınlaşıyor, kent büyüyor bizim bildiğimiz anlamda kentin kurulumu o yıllara denk gelir. Özellikle yatay ve dikey hatlarla kentin bölümlenmesi ızgara tipi sistemine denk geliyor empresyonistler. Bununla birlikte kırsalla kent yaşamı arasındaki kopukluk gideriliyor. Tren yolculukları ile birlikte. Paris modernleşiyor, en önemli noktalarında birisi belkide eğlence kültürü var çok önemli onların resmedilmesi için. Opera, barlar, kahveler, piknik alanları, Sen nehri kıyıları, o yıllarda burjuva toplumu ortaya çıkmış ve o burjuva toplumunun o eğlence anlayışı, Sen nehri kıyısındaki partiler, etkinlikler bu sanatçıları etkiliyor. Işık çok önemli sokak lambaları yerleştiriliyor kentin çeşitli noktalarına ve fabrikalar açılıyor özellikle kırsalda, kırsalda dönüşmeye başlıyor dolayısıyla messala Pissaro kırsalı resmeden bir ressam Empresyonizmin temel ana konuları değil de bir fabrika bacalarını resmeder. Çünkü empresyonizm kenti resmeder aslında yani kent ressamları dememiz lazım empresyonist ressamlar için. Şunu buluyorlar empresyonistler ışığın ya da günün farklı koşullarında ya da günün farklı saatlerinde bizim baktığımız manzara ya da baktığımız nesne, figür aynı kalmayacak değişecek dönüşecek. Dolayısıyla bir anlamda avrupa resmi akademik resmin doğru resmetme anlayışı gözleme dayanan perspektif anlayışı ile resmetme anlayışını ortadan kaldırıyorlar.
  • Nesneler günün değişik saatlerinde ve değişik ışık altında farklı görülürler. Işık değiştikçe nesnelerin yalnız biçimleri değil renkleride değişiyor sanatçılarda bu değişen renk ve biçimleri yakalayıp resmetmeye giriştiler. İlk izlenimleri kaçırmama önemli etkilendikleri ilk izlenim bu sahne bu kızıllık ya da bu grilik  sanatçılar için önemli. Dolayısıyla ayrıntılı değildir resimler. Delacroix den etkilendikleri söylenebilir ama bu ayrıntıyı bulamazsınız. Turner dan çok etkilendiler doğru ama Turner tarihsel resim içinde bir dönüşüm gerçekleştirmiştir. Empresyonistler tabi ki o dönemde kimya değişiyor boyalar belki ışığın farklı etkileri kimyagerler fizikçiler tarafından araştırılıyor. Empresyonistlerin bunlarıda okuduğu kabul edilir ve kuramlarından etkileniyorlar. Işık renklerini yansıtmak için prizma renkleri kullanıyorlar bu ışıklı etkiyi paletlerinde karıştırmadan yan yana veriyorlar. Örneğin mavi ile kırmızıyı yanyana koyduğunuzda izleyicide mor etkisi yapacaktır. Optik gerçekçilik bu bakan baktığı gibi görecek yoksa gerçekte olduğu gibi değil iki ayrı renk baktığınızda bir arada mor olarak titreşen bir mor olur zaten o. Bu renk tuşlarının yarattığı titrek uçucu bir görünüm sanatçıların çalışmalarında çok temel bir nokta tabi onunla birlikte uçuculuk söz konusu diyeceksek bildiğiniz o resim teknikleri merkezi kompzisyon anlayışıda ortadan kalkıyor. Boya çok önemli prizmatik renkleri kullanıyorlar ama ışığın etkisini vermek için kullanıyorlar. Fovistler de ise başka birşey var. Fovistler doğal olmayan renklere giderler. Burada o yok. Mesela gündoğumunda turuncu oluyor. Bunu bir izlenim olarak bir algılama olarak veriyorlar. Gerçeklik dediğiniz şey daha çok gözleme deneye dayanan şeydir burada onu görmüyorsunuz. Optik deneyim çok önemli ve konu artık akademik resmin önem verdiği tarihsel, mitolojik, dinsel konular değil. İç mekanda pek yoktur ama ayrılan nokta kadın empresyonist ressamlardır. Natürmort gibi, portre gibi çok yoktur. Hep kent yaşamı, kent kültürü karşımıza çıkar. Paris'in bulvarları, kafeleri, barları, piknik alanları, tren istasyonları, sen nehri kıyıları, tiyatroları, operaları, baleleri onların temsilleri sanatçıların doğrudan resimlerine girerler. Manet öncü çünkü tepki koyabilen sanatçılardan bir tanesidir 1863 yılında reddedilenler diye bir salon açılıyor. Bu salon Paris'teki salona kabul edilmeyen resimlerin Napolyon'un kabulu ile reddedilenler salonunun açılmasına yol açıyor. Reddedilenler salonunda resmi salona girebilecek kadar başarılı, akademik bulunmayan ressamların resimleride orada sergileniyor. Manet bu isimlerden bir tanesi oluyor.
  • Edouard Manet, Kırda Öğle Yemeği, 1863, mitolojik bir konuya sığınmıyor dışarıya açılmış durumda kendine gündelik sıradan insanları konu alıyor. Biri kardeşi birisi heykeltraş onların eğlencesine katılan bir kadın sıradan insanlar o dönemin kıyafetleri içinde sıradan bir halde rahat yayılmışlar çimenlere, reddedilenler salonunda kadının seyirciye bakışı tepki çekiyor. Mitolojik gibi görülebilecek konuya tümüyle hayat içinden yanıt verilmesi ve Empresyonistler siyahı kullanmazlar ışıklı resimler yapmak istiyorlar fakat Manet siyah kullanır. Bu resimlerin o yıllarda sanki leke gibi resimler olduğu söylenebilir. Bildiğimiz anlamda renk tuşları yoktur sanatçıda fakat renk lekeleri var şeklinde bir intiba uyanmıştır insanların üzerinde dolayısıyla üslubunda konuda tekniğinde akademik olmadığı kabul etmişlerdir. Biçimleri yalınlaştırmıştır. Ara tonlar en aza indirgenmiş böylece herşey son derece yüzeysel bir görünüm almıştır. Perspektif kuralları tam anlamıyla uygulanmamıştır. Figürlerden biri arkada kendi dünyasındadır. Figürler resimde bir anlatı kurmak için bir araya gelirler bakışırlar uzaklaşırlar fakat bu resimde birbiri ile ilişkisizmiş gibi duran figürler birbirinden yalıtılmış dolayısıyla öykü yok. Bir eğlence hali resmedilmiş. Manet özellikle lekeler halinde boyayı kullanması hızlı çalışması modern yaşamdan seçtiği konular ile eleştiri alıyor. Uzun süre açık havada çalışmamış empresyonistlere nazaran figüre önem veren bir sanatçı empresyonistlerde figür önemli değildir izlenim önemlidir manzara önemlidir. Sırf manzara yapmamış figür resminede devam etmiştir.
  • Balerin'i resmediyor. Resmetme tarzı bu da tepki çekiyor. Paletinde siyah, beyaz ve gri renkleri atmamıştır. Çünkü empresyonistler de pek yoktur. İspanyol balesinin baş balerini ve portresi Boudelaire balerini bir yapıtında siyah ve gül renkli bir mücevhere benzetiyor. Mücevher gibi parlayan bir etek görüyorsunuz. Boudelaire ispanyol ressamlarının özellikle Goya'nın Manet'etkisi vardır. Goya'nın siyah ile gül kurusu arasındaki uyumla Manet nasıl etkilediğini söyler. Eleştirmenler ise farklı düşünüyor. Figürü karikatüre benzetmişler. Gerçek renk anlayışından yoksun kırmızı, mavi, sar ve siyah karışımı bir renk karikatürü. Lekeler halinde görme halini net olmaması biçim hacim verir o hacmin net olmama halini ve renklerin birbirine karışmış olma halini bakan izleyici o zamana kadar bu tür resimlerle karşılaşmamış izleyici renk karikatürü olarak görüyor. Şöyle düşünün görmenin bir tarihi var. Bize öğretiliyor görmeyi bakmayı öğreniyoruz ve öyle bakıyoruz o zaman bazı şeyler farklı kalıyor. Farklı olanı sevmiyoruz. Sanki öğrendiğimiz bilgiler gerçekmiş de ogerçek değilmiş gibi. Bakış tarihtir. Sanat tarihine bakarsanız ideolojik, politik, ekonomik, dinsel olduğunu görürüsünüz. Bakışın bir tarihi var. Empresyonistlerde onun da bir tarihi var. Burjuva toplumu ortaya çıktığı dönemde, kentleşen bir paris var, işçi sınıfı onun karşısında burjuva toplumu, orta sınıf ortaya çıkıyor.
  • Bu resimde işçi sınıfını görmek mümkün Olympia avrupa tarihinde gördüğümüz farklı şekillerde karşımıza çıkan bir konu Tiziano'nun Venüs'ü ya da Goya'nın Çıplak Maya'sı Goya'da daha çok etkilendiği söylemek mümkün. Olympia'nın tarihi var. Aslında uhrevi bir aşkı görüyorsunuz. Dokunulmayan bir güzellik var porselen bir cilt ve yatağında uzanıyor arkada hizmetliler var köpek sadakat sembolü olarak yatağında yer alıyor. Fakat buradaki saf bakışlı kadına karşıt Maya'nın bu kadar net ve açık biçimde izleyiciye bakıyor olması dikkati çekiyor. İzleyici memnun kalmıyor bu halden. Kurdela önemli kadının sınıfını ve yaptığı işi ortaya koyuyor. Bir fahişeden söz ediyoruz burada. Aslında burası banliyo burada bu tür kadınlar müşterilerini bekliyorlar ve siyahi bir kadın görüyorsunuz ellerinde çiçek büyük ihtimalle birinden gelen bir çiçek gayet dağınık bir yatak yatağın düzeni kadının duruşu bakışı Maya da soyut bir mekandan söz ediyoruz fakat burada soyut değil bir gerçeklik böyle kadınlar var bunların yaşadığı yerler var. Belli bir toplumsal gerçekliği resmetmiş oluyor. Manet o toplumsal yarılmayı sınıfsal eşitsizliği çok net resimlere yansıtmış erkek sanatçı. Manet özellikle kadınların haliyle ilgilenmiş barda bir kadın resmetmiş orada kadının sıkkın halini resmediyor. O kadının o sıkkın halini. Burdaki hali mesala daha gerçekçi kadına da söz hakkı verebilecek resimler bir ölçüde.
  • Manet politik olaylar ile de ilgili İmparator Maximillian'ın infazı, Napolyon varlığını sürdürebilmek için Maximillian'ı orada görevlendirmiş asil aileden gelen bir kiş ve meksikada görevlendiriliyor. Fakat işler umduğu gibi gitmiyor infaz ediliyor. İnfaz haberi hızlı biçimde gazete ile ulaşıyor. Manet o dönemde birçok resim yapıyor. Örneğin birisi bu tarihsel bir konu fakat resim yine tarihsel resime yakın düşmüyor çünkü kompozisyon anıtsal değil figürler leke gibi, leke gibi denmesinin sebebi tanınır figürler değil adeta o şiddet sarmalı içinde silahların ateşlendiği anda dramatik anı veriyor. Dramatik anda o şiddet sarmalında korkunun endişenin tehdidin içinde aslında bir algıyı veriyor. İnfazı gerçeklik olarak görmekten öte bir algılama sözkonusu oluyor. Sağdaki bize bakan figür tehditkar bir figür, duvarın üstünde tanıklık eden figürler var o tanıklık anıyla bükülmüş ağlayan feryan eden korkan figürler olarak sanki duvarın üzerinden düşecekler gibi
  • Manet'in çok bilinen resimlerinden birisi balkon burada önde oturan kadın figürü izleyiciye bakmayan başka yöne bakan kadın ressamlardan Berthe Morrisot adeta bakışa hakim çünkü kendi bakmak istediği yöne doğru bakan bir kadın görebiliriz. Diğer kadın daha saf daha durgun bir üst sınıf ka 
  • Paris'in en önemli özelliklerinden birisi birbirini kesen dikey hatlar birbirini kesen geniş bulvarlar özellikle kontrolü daha iyi sağlamak için kentdeki akışı daha iyi sağlamak daha iyi izleyebilmek için de daha iyi insanları kontrol edebilmek için özellikle şu söylenir Haussmann'ın planı hiçbir protesto imkanı kalmasın insanlar belli bir noktada toplanıp protesto haklarını kullanamasınlar



















1 Aralık 2018 Cumartesi

14. yy. Anadolu Türk Beylikleri Mimarisi ( Final Sınavı )


( 26 Kasım 2018 Pazartesi Ders Notu )

Erzurum Çifte Minareli Medrese 

Açık avlulu medreselerden İlhanlı dönemine ait olmakla birlikte Selçuklu medrese geleneğinin güçlü bir şekilde devamıdır.
                                        
  • 2 katlı açık avlulu ve dört eyvanlı olarak planlanan yapı yaklaşık 35 x 46 mt. ölçülerinde dikdörtgen bir kuruluşa sahiptir. Medresenin avlusu düzgün dikdörtgen olmasına rağmen aynı geometrik düzen dış cepheleri için söz konusu değildir Özellikle doğu kanat da yer alan mekanların derinliği güneyde 6,20 mt. iken kuzeydeki son hücreye gelindiğinde 5,40 mt.ye düşer. 26 x 10 mt. ölçülerindeki avlu 3 yandan 2 katlı revaklarla çevrelenmiştir. Zemin katta 19 ikinci katta ise 18 oda yer alır. Tüm mekanlar beşik tonozla örtülmüştür. Girişin karşısında yer alan ana eyvan 15,90 mt. derinliği 9,30 mt. genişliği ile plan kuruluşunun bütünündeki en belirleyici mekandır. Söz konusu bölümde yapı malzemesinin de farklı oluşu Saltuklu dönemini eklentisi olabileceği yönünde görüşlerin öne sürülmesine neden olmuştur. Ana eyvanın gerisinde ise 2 katlı kümbet yapısı yer alır. Kümbetin ziyaretgah kısmına ana eyvanda yer alan çift yönde merdivenlerle ulaşılır. Merdivenlerin altındaki kapı ise gömü odasına açılmaktadır. Kuzey yönünde giriş açıklığının yer aldığı kanat altta 4 hücre barındırır. Ancak üst katta köşe odaların 2'ye bölünmesi nedeniyle farklı bir mekansal kurgu ortaya çıkmıştır. Giriş eyvanının sağındaki oda medresenin mescidi olarak düzenlenmiştir. Üst kata çıkılan merdivenler avlunun kuzey doğu ve kuzey batı köşelerine gizlenmiş durumdadır. Çifte minareli medresede süslemelerin yoğunluğu ve zenginliği yapının boyutları ve bütününe hakim olan taş mimarisinin yarattığı anıtsallık ile yarışır niteliktedir. Anıtsal taç kapı geleneklere uygun olarak son derece özenle ele alınmış olup iki köşeden yükselen minarelerin şerefe den sonraki kısımları yıkılmıştır.
  • Mukarnas kavsaralı portal nişinin etrafını saran bordürler ve köşe sütuncelerinin gövdelerinde yer alan süslemeler figürlü ve bitkisel karakterlidir. Taç kapı yüzeyinde yer alan dikdörtgen panolar içindeki kompozisyonlarda ağızları açık vaziyette zıt yönlere doğru uzatılan ejder başlarının düğümlü gövdeleri ortada birleştirilmiş ve yukarıya doğru yaprakları iki yana açılan hayat ağacına dönüştürülmüştür. Bitkisel süslemeler genel karakteri son derece güçlü bir sitilizasyona uğramış olmalarıdır. Süsleme programında kompozisyonu oluşturan unsurlar bitkisel geometrik figürlü ve yazı olmak üzere 4 grupta toplanmaktadır. Bitkisel kompozisyonda genellikle rumi, palmet, lotus ve kengel yapraklarından oluşur. Benzerleri Selçuklu döneminin taş süslemelerinde de görülür. Geometrik unsurlar ise yıldızlar, düzenli düzensiz sekizgenler, dalgalı eğriler zig zag menderes ve örgü motifleridir.
  • Son derece güçlü ve plastik etkiye sahiptir. Göbekli çapraz tonoz ilhanlı bitişi And. doğu ve orta kısımlarında Sivas, Amasya taraflarında rastlıyoruz.
Akkoyunlu ( Diyarbakır ve çevresi )
Nebi Camii 
  • Ana yapı 15. yy. da inşa edilmiş. 16.yy. da bazı ilaveler olduğu anlaşılıyor. Bu ilavelerden biride Kasap Hacı Hüseyin tarafından hicri 936 miladi 1530 yılında yaptırılmış olan minaresidir. 
  • Yapı Diyarbakır da ki mimari eserlerin karakteristik özelliklerinden biri olan siyah bazalt taş ile inşa edilmiştir.  
  • Cami biri Şafilere diğeri Hanifilere ait olmak üzere 2 ana yapı kütlesinden oluşmaktaymış. Hanifilere ait olan Selçuklu yapısı 1927 yılında çökmeye başlamış 1955 de yol çalışması nedeniyle tümüyle yıkılmıştır. Günümüze ulaşan yapı caminin Şafilere ait olan kısmıdır. 
  • Caminin arkasında Diyarbakır da valilik yapan Köprülü Abdullah Paşa'nın eşi ve kızına ait  hicri 1131 miladi 1718 tarihli bir türbe yapısı yer alır. 
  • Yapı kompleksine ait diğer birimler son oturumlarda oldukça değişikliğe uğramıştır. Cami plan kuruluşu itibari ile 6 destekli camilerin yalın bir uygulamasıdır. Bu özelliği bakımından Osmanlı dönemi 6 destekli camileri ile benzerlikler taşımaktadır.
  • Harim mekanının önünde 3 bölüm halinde düzenlenmiş kubbelerle örtülü son cemaat yerindeki son cemaat yerinin yan cepheleri kapalı tutulmuş sadece birer pencere aralığı bırakılmıştır. Pencereler sürekli dikdörtgen açıklıklar halinde olup üst kısımlarında sivri hafifletme kemeri tahfif kemerleri bulunur. Son cemaat yerini örten kubbeler giriş yönünde yükselen bir alınlık duvarı ile gizlenmişlerdir. 
  • Yapının kuzey doğusunda ana kütleden bağımsız bir biçimde yer alan minare aslında şu anki yerinden daha uzaktaymış 1960 yılındaki onarım sırasında şimdiki  bulunduğu yere alınmıştır. Minarenin gövdesi kare kesitli olup gerek bu bölgenin gerekse orta doğu ve Magrip deki Arap İslam minarelerinin özelliklerini taşır. Siyah beyaz taşlarla inşa edilen minarenin üst kısmındaki silindir bölüm sonradan eklenmiş ve genel form özellikleri ile uyumsuz bir durum yaratmıştır. 
  • Asıl ibadet mekanında kubbe doğu batı yönlerinde yer alan birer ayakla kuzey ve güney duvarlarına atılan kemerlere oturtulmuştur. Kubbeye geçişler tromplarla sağlanmış kubbe dıştan konik bir çatı ile örtülmüştür. Kubbeyi taşıyan müstakil ayaklardan doğu ve batı duvarına atılan kemerlerle kubbenin ağırlığı yan duvarlara aktarılmış ve ayrıca bu uygulama ile mekanın yanlara doğru genişletilmesi de mümkün olabilmiştir.
Safa ( İparlı ) Camii 
  • Caminin kim tarafından ve hangi tarihte yaptırıldığı bilinmemektedir. Şah İsmail'in dedesi Şeyh İbrahim Safi'nin oğlu Şeyh Cüneyt'in isteği üzerine Uzun Hasan tarafından 15. yy. ortalarında yaptırıldığı ve Şeyh İbrahim Safi'ye hürmeten yaptırılmıştır.
  • Cami'üs Safa dendiği düşünülmektedir. Cami'üs Safa 1513 yılında Diyarbakırlı Abdurrahman oğlu Hacı Hüseyin tarafından onartılmış ve onarım kitabesi giriş kapısının üzerine konmuştur. Yapının ilk inşasındaki mimari belli değildir. Ancak onarım kitabesinde onarımı gerçekleştiren mimarın Üstad Ahmed'ül  yazmaktadır. 
  • Yapı plan kuruluşu çinileri ve zengin taş süslemeleri ile önemli bir yapıdır. Bölgenin diğer yapıları gibi bu da siyah beyaz kesim taştan inşa edilmiştir. 
  • Asıl ibadet mekanının önünde 4 sütuna dayanan 5 kubbeli bir son cemaat yeri bulunur ve yine kubbeler dışarıda bir alınlık duvarı ile gizlenmiştir. Son cemaat yerinin doğu ve batı cepheler kapalı tutulmuş bu cephelerde sadece 2'şer pencere açıklığı bırakılmıştır. 
  • Son cemaat yerinin solunda zengin taş süslemeleri olan bir minare yükselir. Son cemaat yerinde göze çarpan özelliklerden biride alınlık yüzeyinde kemer sırtları arasına işlenmiş dekoratif madalyonlardır. 
  • Safa caminin en önemli özelliklerinden biri de plan kuruluşudur. Asıl ibadet mekanı örten ana kubbe 4'ü serbest 4'ü duvara bağlı 8 ayağa oturmaktadır. Serbest payelerden doğu ve batı duvarına atılan kemerlerle yan sahınlar 3'er bölüme ayrılmış. Orta bölümler sivri beşik tonozlarla köşelerde kalan bölümlerde küçük kubbelerle örülmüştür. 
  • Bu haliyle Safa Camii Mimar Sinan yapılarında olgunlaşmış örneklerini bulacağımız 8 destekli plan kuruluşunun erken uygulamalarından biri olarak kabul edilmektedir.
Eşrefoğulları ( Beyşehir )
Beyşehir Eşrefoğlu Camii 
  • Eşrefoğulları 12. yy'ın ikinci yarısında Beyşehir ve Seydişehir civarında kurulmuş bir Türk beyliğidir. Beyliğin kurucusu olan Süleyman bey And. Selçuklularının uç beylerinden biridir. 2. Süleyman Şah'ın 1326 yılında Moğol valisi Timurtaş tarafından öldürülmesi üzerine sona eren Eşrefoğulları beyliği 14. yy.'ın en kısa ömürlü beyliklerinde birisi olmuştur.
  • Eşrefoğlu Cami Anadolu'daki ahşap camilerin en büyüğü ve gösterişlisi olarak Anadolu Türk mimarisinde özel bir yere sahiptir Dış portal'in kitabesine göre hicri 696 miladi 1297 yılında Süleyman bey tarafından yaptırılmıştır. 
  • Plan şeması mukarnas başlıklı 48 ağaç direk üzerine kıble duvarına dik 7 sahın dan oluşmaktadır. Orta sahın diğerlerinden daha geniş ve yüksek olup mihrap önü kubbesi ve yapı ortasındaki karlık olarak adlandırılan açıklığıyla hem içten hem de dıştan kuvvetle vurgulanmıştır. 
  • Caminin doğu cephesine bitişik olarak Eşrefoğulları'nın türbesi yer alır. Diyagonal bir cephe meydana getiren kuzey doğu köşesindeki esas giriş soluna sebil sağında ise minare yer alır. 
  • Yapı süsleme programı açısından olağanüstü bir zenginlik ve kaliteye sahiptir. Ahşap ve taş süslemelerin yanı sıra kalem işi ve mozaik çini süslemeler Selçuklu üslubunu yansıtan en olgun örnekler olarak kabul edilmektedir. İç portal'in mozaik çini kitabesi hicri 699 miladi 1299 tarihini verir. 
  • Camide tavanı tutan kirişler konsol araları ve mukarnas boşluklardan bazılarında kalem işi süslemeler görülür. 
  • 6 metreyi aşan yükseklikteki firuze lacivert mor renkli çini mozaiklerle süslü mihrap nişi içerisinde güneş gibi açılan yıldız kompozisyonu Konya Karatay Medrese'sinde ki mozaik çinileri andırmaktadır. 
  • İsa ustanın eseri olan ceviz ağacından yapılmış ahşap minber caminin adeta sarayı andırır zengin ve gösterişli üslubuna uygun bir tasarım sergiler.
                                          ( 03 Aralık 2018 Pazartesi Ders Notu )

Saruhanoğulları ( Manisa ve çevresi )

Manisa Ulu Camii 



  • 14. yy. Anadolu Türk beylikleri dönemi en önemli eseri Manisa Ulu Camii dir. Saruhanlı İshak bey tarafından hicri 778 miladi 1376 yılında Manisa da inşa ettirilen yapı beylikler döneminin en özgün camilerinden biridir. 
  • Aslında bir külliye kuruluşunun parçası olan camii, külliyenin diğer fonksiyon birimleri olan medrese ve türbe ile organik bir bütünlüğe sahiptir. 
  • Camii yaklaşık aynı ölçülerde dikdörtgen iki ana bölümden oluşmaktadır. Öndeki bölüm revaklı şadırvanlı avlu olarak düzenlenmiştir. Avlunun çevresini saran revaklar doğu ve batı yönünde ikişer sıra kuzey yönünde ise tek sıra halindedir. Avlunun ölçüleri asıl ibadet mekanında ana kubbenin örtüğü alanın genişliği ile aynıdır. 
  • Şipoli (devşirme) başlıkları kullanıldığı, sütunlara dayanan revaklar, küçük çapraz tonozlarla örtülmüştür. 
  • Manisa Ulu Camii önemli kılan pek çok özelliği vardır. Bu özellikler arasında revaklı şadırvanlar avlusunda yer alsa  bile asıl önemli yanı merkezi kubbe gelişiminde önemli bir basamak  teşkil eden harim düzenidir. Asıl ibadet mekanında ikisi kıble duvarına başı 6'sı serbest olmak üzere toplam 8 destek üzerine oturan 10,80 mt. çapındaki kubbe genel plan özellikleri itibari ile ulu camiler kategorisinde değerlendirilir. Manisa Ulu Caminde artık mihrap önü kubbesi olmaktan çıkmış ve kapalı mekanın neredeyse 3'te 1'ini örter hale gelmiştir. 
  • Mihrap önü kubbesinden  merkezi kubbeye uzanan gelişim çizgisinde Manisa Ulu Camii'nden önce bu yönde çabaların öne çıktığı yapılar olarak Silvan Ulu Camii, Kızıltepe Ulu Camii ve Van Ulu Camii görülmektedir. Kapalı bölümde kubbenin örttüğü mekan dışındaki alanlar bu yapıya özgü bir örtü elemanı olan kare tonozlarla örtülmüştür. 
  • Manisa Ulu Cami'nin bu plan kuruluşu 1447 yılında Sultan II. Murat'ın Edirne'de inşa ettirdiği  Üç Şerefeli Cami'nde daha olgunlaşmış olarak karşımıza çıkacak ve Klasik Osmanlı mimarisinin ana eğilimini belirleyecektir.
  • Caminin minberi de en az plan kuruluşu kadar önemli bir sanat eseri Amile el-Hac Muhammed bin ''Abdil'aziz ibn ed-Dakki'' abanoz ağacından biçimlendirdiği bu sanat eseri ahşap işçiliğinin en nadide örnekleri arasında yer alır. Aynı ustanın bir başka eseri de Bursa Ulu Caminde bulunmaktadır. 
  • Kuzey cephede yer alan renkli taş kakmalarla süslü portal de İshak bey 1376 tarihli kitabesi bulunmaktadır. 
  • Avlunun bu cephesine 2 sıra pencere açılmıştır. Sırlı tuğlaların farklı dizilimi ile renkli ve gösterişli bir görünüm kazanan minare avlunun batı duvarına bitişik olarak yükselir. Aynı yönde bulunan batı kapısından medreseye girilmektedir. Çapraz tonozlu bir koridordan tek eyvanı bir avluya ulaşılır. 
  • 2 katlı medresenin doğusunda cami duvarına bitişik olan mekan türbe olarak düzenlenmiştir. Türbenin önündeki genişçe bir koridor cami ile medrese arasında bağlantıyı sağlamaktadır. 
  • Medrese asimetrik bir plan kuruluşuna sahip olup giriş cephesinin iki köşesinde birer çeşme yer alır. Emet bin Osman tarafından inşa edilen külliyede medrese camiden iki yıl sonra tamamlanmıştır.
  • Anadolu Türk mimarisinde bütüncül olarak değerlendirildiğinde Manisa Ulu camii üst örtü kompozisyonu genel plan kurgusu ile Osmanlı mimarisinde örnek alınan yapılardan bir tanesidir. Dengeye oturmuş olgunlaşmış plan şeması avlu kısmı ile revaklı şadırvanlı kesim aynı ölçülerde sütunlara oturan kemerlerin taşıdığı bölüm
Menteşeoğulları ( Muğla ve çevresi )

Balat İlyas Bey Camii 



  • Bugünkü adı Balat olan eski miletos da  Menteşe beyi İlyas bey tarafından hicri 826 miladi 1403 yılında yapıldı. 
  • Camii esasında küçük bir külliyenin parçasıdır. Caminin inşasında çoğunlukla milet harabelerinden alınan devşirme malzemeler kullanılmıştır. 
  • Kare planlı caminin cümle kapısına bulunduğu kuzey cephede ana beden duvarlarından ileri doğru çıkıntı yapan ancak iki yanı kapalı tutulmuş giriş revakı son derece özgün bir cephe tasarımı sunar ortada mermer bloklardan meydana gelen büyük niş kemer içindeki yüzey cephenin en ilgi çekici özelliklerini taşır. Büyük niş kemerinin iki yanında bulunan iki küçük mihrabiye stalaktit kavsaralar ile süslüdür. Giriş revakı zeminden 60 cm yükseltilmiş olup 3 basamaklı merdivenle çıkılmaktadır. Kare kaideler üzerinde stalaktit başlıklı iki sütun cepheyi 3 bölüme ayırmaktadır. Bu sütunlar 3 yay kemerle birleşmekte ve bunlarında üzerinde 3 adet bursa kemerli niş yer almaktadır. Yay kemerli 3 açıklığın orta kısmı diğerlerine oranla biraz daha geniş tutulmuş ve caminin giriş kapısını oluşturmuştur. 2 yan bölüm ise sütun başlıklar hizasında kadar etrafını mukarnaslı frizlerin kuşattığı mermer şebekelerle kapatılmıştır. Geometrik geçmeler halinde işlenmiş bulunan şebekeler her iki yanda da farklı kompozisyon özelliklerini sergiler. Orta açıklığın  yay kemer üzerinde kalan dolgu içerisine 3 satır halindeki inşa kitabesi yerleştirilmiştir. Yapı da yan ve arka cepheler hemen hemen  birbirinin aynıdır. Ancak 2 sıra halinde düzenlenmiş bulunan pencereler etrafındaki tenzinat hepsinde ayrı ayrı işlenmiştir.
  •  Dövme demir şebekeli 1.sıra pencerelerin hemen üzerinde geometrik desenli mermer şebekeler bulunan 2 sıra pencereler yer almıştır. Profilli saçak silmeleri ile sonlanan ana beden duvarları üzerinde deko içeride başlayan kubbe kasnağı önce bir silme ile kesilmektedir. 
  • Harim mekanı örten 17 mt. çapındaki yarım küre kubbe tamamen muntazam sıralar halinde dizilmiş kiremitlerle kaplanmıştır. Yapının minaresi günümüze ulaşmamıştır. Dış cephelerde olduğu gibi iç mekanda da duvarlar tromp hizasına kadar mermer kaplıdır. Kıble duvarı ortasında ana beden duvarının üst seviyesine kadar yükselen mermer mihrap duvardan yaklaşık 30 cm. çıkıntı yapmaktadır. Caminin avlusu etrafında U şeklinde konumlanmış bazı yapı kalıntıları bulunmaktadır. Bunlardan kuzeydeki kesme taştan inşa edilmiş kare planlı bir yapı özelliği sunar. Güney cephesi eyvan şeklinde büyük bir kemerle avluya açılan bu yapı muhtemelen avlu etrafında bulunan medresenin dershanesini oluşturmaktadır. Batı yönünde bulunan binalar ise fevkani olup üst örtüleri çökmüş ve tam bir harabe haline gelmiştir.
Milas Firuz Bey Camii veya ( İmareti ) 




  • Milas'ın Yıldırım Beyazit tarafından 1391 de fethinden hemen sonra yapılmıştır. Camii menteşe sancağına bey olarak atanan Firuz bey'in eseridir. Camii ters T planlı bir yapı olup yanları kapalı bir son cemaat yeri bulunmaktadır. 3 bölümden oluşan son cemaat yerinde cümle kapısının yer aldığı orta bölüm kubbe ile örtülmüş enine dikdörtgen mekanlar halinde düzenlenen yan kısımlar ise beşik tonozla örtülmüştür. Orta bölüm 5,38 x 5,60 mt. ölçülerinde olup bindirme tekniğinde bir kubbe ile örtülmüştür. Orta bölümün iki yanında küçük birer oda yer alır. Zemin kotu orta bölümden daha yüksek tutulan bu odalara kapıdan sonra merdivenle ulaşılmaktadır. Girişin tam karşısında orta bölüme kemerle açılan mescit mekanı yer alır. Yaklaşık 8,40 mt. çapında bir kubbe ile örtülen mescit mekanının orta bölümlerle bağlantısı oldukça dar bir kemerle sağlanmıştır. Soldaki 1,35 mt. sağdaki ise 1,99 mt. kalınlığındaki bu farkın sebebi orta bölümün güneybatı köşesinde minarenin yer alıyor olmasıdır. Camii cümle kapısı üzerindeki 1,20 x 1,30 mt. lik Arapça inşa kitabesine göre Mübarizaddin Hoca Firuz bey tarafından hicri 799 miladi 1396 yılında yaptırılmıştır. Yapının tüm cephelerinde ikişer sıra pencere açıklığı yer alır. Kasnak kısmında ise yuvarlak pencereler açılmıştır.
                                             ( 17 Aralık 2018 Pazartesi Ders Notu )

Aydınoğulları

Selçuk İsa Bey Camii




  • Aydınoğullarının en önemli eserlerinden biridir. Aydınoğlu İsa bey tarafından H.776 M. 1375 yılında yaptırılmıştır. Kitabesinde yapıyı inşa eden mimarın Ali İbn-El Dimişki adında şam'lı bir mimar olduğu anlaşılmaktadır.
  • Mimarın şam'lı olması yapının plan şemasına da olabildiğince yansımıştır. Çünkü Selçuk İsa bey caminin plan şeması ana hatlarıyla Şam Emeviye caminde olduğu gibi. Kıble duvarına paralel uzanan sahınlar ile mihrap önünde bu sahınları boydan boya kesen dikine bir orta sahından oluşmaktadır. Kıble duvarına paralel uzanan sahınlar düz ahşap çatı ile örtülmüştür. Mihraba dik orta sahın ise geleneklere uygun olarak kubbelidir. Harim kısmının kuzeyinde ahşap çatılı revaklar ve ortada sekizgen mermer havuz olan bir avlu bulunur. Klasik osmanlı mimarisinin ana ögelerinden biri olan  revaklı, şadırvanlı avlu Manisa Ulu Caminden önce burada uygulanmış olması bu yapıyı ayrıca önemli kılmaktadır. Ancak bu şema anadoludaki tek uygulama değildir. Diyarbakır Ulu Camii bazı Artuklu camilerinde de karşımıza çıkar
  • Sahınları ayıran dört piramit sütundan üçünün orjinal mukarnas başlıklar birinin ise kompozit tarzda bir roma başlığı vardır. 19.yy'da cami kervansaray'a dönüştürülmüştür. Mihrabın bulunduğu yerden bir kapı açılmış ve mihrabın üst kısmı izmir deki kestane pazarı camine konmuştur. Caminin doğu batı portalleri üzerinde birer minare  yer alır. Ancak batı yönündeki minare kapsamlı bir onarım görmüş. Doğu yönündeki minare ise tamamen yıkılmıştır. Burada Niğde Sungurbey caminden sonra beylikler döneminin ikinci çifte minare uygulaması görülür.
  • Cami ve avlu boyunca uzanan batı cephesi mermerle kaplanmış iki sıra halindeki pencereleri ve diğer dekoratif ögeleri ile Selçuklu etkisi gösteren anıtsal bir cephe özelliğine sahiptir. Cephedeki mukarnaslı ve renkli taş süslemeler arasında düğümlü çeşmeler yer alır.
  • Cephede mukarnaslı ve renkli taş süslemeleri arasında düğümlü geçmeler yer alır. Bu ögeler yine Suriye kaynaklı zengi etkisini yansıtmaktadır.
  • Avlu duvarında yamalı hane motifleri var, antik yapılardan devşirilmiş malzemeler mevcut
  • Kör pencereler işlevsiz kapalı pencereler var.
Birgi Ulu Camii




  • Germiyanoğlu ordusunun komutanlarından biri olan Mehmet bey Batı Anadolu da antik Lidya ve İyonya bölgesinde babası aydın beyin adıyla anılan bir beylik kurmuştur. Birgiyi bu beyliğin merkezi yapmıştır. Aydınoğulları döneminde inşa edilen eserlerden bir İzmir ödemiş ilçesine bağlı Birgi bucağında yer alan 1312-1313 tarihli Birgi Ulu camidir. Birgi ulu camii birgi deresinin doğusunda kuzeyden güneye doğru meyilli olan bir arazi üzerinde inşa edilmiştir. Yapının doğu ve kuzey cepheleri ortasında birer taç kapı yer alır.
  • Bu iki taç kapı üzerindeki inşa kitabelerinde külliye özelliği gösteren yapılar topluluğunu aydın oğlu Mehmet beyin inşa ettirdiği anlaşılmaktadır. Külliye bütünlüğü içerisinde yer alan camii hemen batısında bulunan Mehmet beyin türbesi ile aynı avluyu paylaşmaktadır. Ancak külliyenin diğer yapıları olan hamam, medrese ve hazine günümüze ulaşmamıştır. Yapının cepheleri ve taç kapıları oldukça yalındır ve her cephesinde 2 sıra halinde pencereler yer alır. Küçük bir meydana bakan ve ana cepheyi oluşturan doğu cephesinin alt bölümü moloz taşlarla örülmüş üst bölümü ise değişik bloklarda kesme taş ve mermer bloklarla kaplanmıştır.
  • Cephenin ortasında yer alan mermer taç kapıya 4 basamaklı merdivenle ulaşılmakta olup taç kapı çerçevesi düz silmelerle oluşturulmuştur. Basık kemerli girişin üzerinde inşa kitabesi onunda üstünde aynı boyutlarda dinsel içerikli ikinci bir kitabe yer alır. Bu cephede en dikkat çeken unsur cephenin güney köşesinde yerden 2,5 mt yükseklikte dikdörtgen bir niş içinde yer alan devşirme aslan heykelidir. Kuzey cephe ortasında yer alan cümle kapısına ise 6 basamaklı merdivenle ulaşılır. Kapı açıklığı üzerinde 2 satırlık Arapça inşa kitabesi yer almaktadır. Birgi ulu caminin az rastlanan özelliklerinden biride minarenin güney batı köşede yer almasıdır.
  • Mermer bloklarda oluşturulmuş bir kaide üzerinde yükselen tuğla minarenin firuze renkli sırlu tuğlaların baklava ve zigzag biçiminde sıralanması ile süslenmiştir. Bu minarenin diğer bir özelliği de Batı Anadolu en eski tarihli tuğla minare olmasıdır. Dolayısıyla bu özelliği Selçuklu camilerinin tuğla minarelerini hatırlatır. Caminin plan şeması kıble duvarına dik 5 sahın dan meydana gelmiştir. Yan sahınlardan daha geniş ve daha yüksek tutulan orta sahın tromplu mihrap önü kubbesi ile olabildiğince vurgulanmıştır. Zemin kotu oldukça düşük tutulan camide sütunlar ve sütun başlıklarının devşirme olduğu görülür. Harem mekanına doğu yönündeki kapıda 4 basamaklı kuzey yönündeki kapıdan iki basamaklı merdivenle inilir. Caminin Selçuklu geleneğine bağlanan mozaik çinili mihrabında patlıcan moru renginde geometrik yıldız geçmeli süslemeler görülür. Yapının minberi ve pencere kapaklar 14.yy ahşap işçiliğinin en nitelikli örnekleri arasında yer alır. Ceviz ağacından künde kari tekniğinde yapılmış olan minber Selçuklu üslubunu devam ettirmektedir.
  • Minber üzerinde çok sayıda Arapça kitabe bulunmakta olup bunlardan çoğu dinsel içeriklidir. Minberin yapım tarihini ve yapan ustanın adını veren kitabeler minberin sağ tarafında yer alır. Bu kitabelere göre minber 1322 yılında Muzafferüddin bin Abdül Vahid adında bir usta tarafından yapılmıştır.
  • Minberin 1995 yılında çalınan kapı kanatları Londra'da bir müzayede de satılmak üzereyken ele geçirilmiş tekrar yerine konmuştur.
                                                  ( 23 Aralık 2018 Pazartesi Ders Notu )


Karamanoğulları ( Ermenak, Konya, Karaman )
  • Konya çevresinde uzun süren bir beylik kendilerini Selçuklu nun varisi olarak görmeleri hem nicelik hem de nitelik yönünden son derece kayda değer Dönemin And. coğrafyasında sanat ve mimarlık alanında yön veren eserler ortaya koymuşlardır.
  • Oğuzların Avşar boyuna mensup olduklarını öğreniyoruz. And. coğrafyasına gelmeden önce azerbaycan bölgesinde yaşamışlardır. And. Sivas ve civarına göç ediyorlar. Burada yaşıyorken yarı göçebe bir yaşam tarzı sürdürüyorlar. Sivas civarında dönemin Selçuklu sultanı Alaaddin Keykubat tarafından Ermenek ve civarına yerleştiriliyorlar. Keykubat'ın bu politikasının nedeni Kilikya civarında Ermeniler yaşıyor. Keykubat Selçuklu ile Ermeniler arasında bir tampon bölge oluşturmak için bu bölgeyi Karamanoğullarına veriyor. Karamanoğullarının soyu dönemin ünlü şeyhlerinden ünlü sufilerinden Nure Sufi veya Nuri Sufi ile beylik 1256 yılında kuruluyor. 1483'e kadar varlığını sürdürüyor. Kösedağ savaşında aldığı mağlubiyet Selçuklu otoritesini değiştiriyor. İlhanlı'ya bağlı hale geliyor. 1250-1308 Karamanoğulları bağımsız kalıyor. Karamanoğullarının bir kısmı Ortodoks Grek alfabesi ile yazıyor.
İbrahim Bey İmareti
  • Dönemin önemli yapılarından biri olan imaret İbrahim bey tarafından 1433 tarihinde yaptırılmış olup bitişiğinde İbrahim bey türbesi karşısında ise bir çeşme yer alır. Geniş bir bahçenin ortasında konumlanan külliyeye basık yay kemerli bir kapıdan girilmektedir. 2 kat halinde planlanan ana yapı kubbe ile örtülmüş bir avlunun etrafında şekillenir. Kuzeye bakan girişin karşısında tonozlu bir eyvan eyvanın iki yanında kubbeli odalar ve sağdaki odaya bitişik bir türbe yer alır. Avlunun iki yanında tonozlu küçük odalar bulunmaktadır. Giriş cephesinin sağ köşesinde minare yüksek ve yine giriş koridorunun sağ tarafındaki merdivenlerle ikinci kata çıkılmaktadır. Üst kattaki yan odalar tonozla örtülü dikdörtgen odalar halinde olup mazgal vari pencerelerle dışa açılmaktadır.
  • Tamamen kesme taşla inşa edilmiş olan yapının girişinde bir revak düzenlemesi yer alır. Kapı açıklığının sivri kemer bir kabara motifi iri bir palmet ile süslenmiştir. İki renkli geçme fresklerle yapılmış olan kapı kemeri mukarnas dekorlu konsolları üzerine oturmaktadır. Avluyu örten büyük kubbe taştan yapılmış olup 4 köşede pandantifler üzerine oturur kubbenin ortası açık bırakılmış açıklığın altına ise bir havuz yerleştirilmiştir. Eskiden kubbe eyvan'ını süsleyen çinilerden sadece bazı kısımlar kalabilmiştir. Yapının zengin süslemeli çini mihrabı ise şu an İstanbul arkeoloji müzelerindeki Çinili Köşk'te sergilenmektedir. İmarete ait ağaç işlemeli 2 kapı  kanadı da Çinili Köşk'te bulunur. Ömer bin İlyas ustanın eseri olan kapılar üzerinde Arapça olarak ''Kapısı açıktır giriniz malı mübahtır yiyiniz'' yazar.
  • İbrahim bey inşa ettirdiği imaret için pek çok Vakıflar tahsis etmiş bunları yazılı vesikalar halinde tespit etmenin yanı sıra kıble eyvanının iki yanındaki kubbeli odalara kitabe halinde de yazdırmıştır. Yapı kütlesinin güney batı köşesinde bir çıkıntı oluşturan türbe kare planlı olup dıştan piramidal bir külah ile örtülüdür. Üst örtünün alt tarafında mukarnaslı bir friz uzanır. Tümüyle kesme taştan inşa edilmiş olan türbenin içinde İbrahim bey ile 2 oğluna ait olmak üzere toplam 3 lahit vardır. İmaretin karşısında bulunan çeşme sivri kemerli derin bir niş halindedir.
  • Kemerin iki tarafında birer kabara motifleri ile kemerin etrafını çeviren 3 sıra halindeki geniş bordürler ile palmetlerden oluşan zengin bir süsleme görülür
Karaman Hatuniye Medresesi
  • Murat Hüdavandigar'ın  kızı ve Karamanoğlu Alaaddin bey'in karısı Nefise hatun tarafından 1382 yılında yaptırılmıştır. Kesme taştan inşa edilen yapının mimarı kapının sol köşesindeki kitabeye göre Numan bin Hoca Ahmet'tir. Yapının dış cephesindeki süslemeler ana beden duvarlarını bir hayli aşan beyaz mermerden anıtsal portal yüzeyinde toplanmıştır.
  • Avlunun iki yanında revaklar ve revakların gerisinde 3'er kubbeli medrese odaları yer alır. Avlunun sağındaki revaklar tamamen yıkılmış soldaki revaklar ise sadece sütunlar kalmıştır. Mevcut izlerden ana eyvanın önceleri lacivert ve siyah renkli çinilerle kaplı olduğu anlaşılmaktadır. Eyvanın sağ tarafındaki kubbeli oda kışlık dershane mekanı olup hafif sivri kemerli ve zengin işlemeli bir kapısı vardır. Eyvanın sol tarafında ise Nefise hatun'un türbesi yer alır. Yapının pek çok yerinde yoğun bir biçimde görülen süslemelerde rumiler, palmetler ve daha başka bitkisel motiflerle Mührü Süleyman kompozisyonu oluşturan unsurlar olarak kullanılmıştır.
  • Açık avlulu medrese planında inşa edilmiş
  • Yapı hem Selçuklu kısmen Osmanlı özellikleri gösteriyor. Günümüzde restaurant'a dönüştürülmüştür.
                                                  ( 06 Ocak 2019 Pazartesi Ders Notu )

Ürgüp Damse Köyü Taşkın Paşa Külliyesi
  • Karamanoğulların dan kalan bu külliyenin inşa tarihi belli değildir. Külliye, Camii, Yazlık mescid ve iki türbeden oluşmaktadır. Camii çok destekli çok bölümlü plan şemasında inşa edilmiş olup mihraba dik üç sahından meydana gelir kesme taştan inşa edilen yapıda sahınları oluşturan kemerler mermer boşlukta üzerine oturmaktadır. Yapının üstü mihrap önü dışında 11 tonoz ile örtülmüş mihrap önünde ise pandantifler üzerinde yükselen küçük bir taş kubbe üzerinde yer almıştır. Caminin portali oldukça zengin bir süslemeye sahip ise de bu süslemeler sonradan yapılan badana nedeniyle bozulmuştur. Yapının özgün mihrabı ve minberi Ankara etnografya müzesindedir.
  •  Caminin avlusuna girilince sağ tarafta yazlık mescid ve caminin özgün minaresi yer alır. Mescid kemerlerle avluya açılıyor ise de kemerler sonradan örülerek kapatılmıştır. Külliyenin diğer fonksiyonel birimleri olan türbelerden bir Emir Hızır bey oğlu İlyas bey'in torunu Hasan bey'e ait olan türbedir ve altıgen planlıdır. Diğer türbe ise kare planlı olup hicri 743 miladi 1342 tarihlidir.
Davgandos Camii
  • Bir yapısı özelliğinde olup kitabesi ve inşa tarihi bulunmamaktadır. Kesme taştan inşa edilmiş yapı yine taştan örülmüş kubbe ile örtülüdür. Caminin girişinde 3 bölümlü bir son cemaat yeri bulunur. Ana beden duvarı olduğu gibi mihrap ve minberlerde taştan yapılmıştır. Harim mekanını örten kubbe pandantifler üzerine oturmaktadır.
  • Karamanoğulları diğer modelleri kıble duvarına paralel sahınlı camilerdir.
Arapzade Camii
  • Kıble duvarına paralel 4 sahından oluşan camii düz çatılı sade bir yapı olup 1374-1420 yılları arasında inşa edilmiştir. Mihrap önünde ki kemer 2 sütun üzerine diğer kemerler ise payeler üzerine oturmaktadır. Kesme taştan inşa edilen caminin bazı kısımları sonradan kerpiçle onarılmıştır. Üst örtü önceleri düz toprak dan iken sonra çatı yapılarak kiremitle kaplanmıştır. Yağmur suyunu akıtmak için kullanılan özgün çörtenlerden sadece 1 tanesi kalmış diğerleri kırılmıştır. Bu çörten bitkisel motiflerle bezeli bir ejder başı şeklindedir. Caminin kuzey doğu köşesinde bir minare doğu kapısında ise boş bir kitabe vardır. Caminin asıl kitabesi zengin bir süslemeye sahip olup batı porteli üzerinde yer alır.
Dikbasan Camii
  • Kıble duvarına paralel 4 sahınlı ve kesme taştan yapılmış camiye fasih camide denmektedir. Mihrap duvarına yerleştirilen bir çini levhaya hicri 840 tarihi işlenmiş ise de bunun yapıya ait olup olmadığı bilinmemektedir. Yapı kemerler üzerine oturan düz toprak damla örtülü iken sonradan kiremitle kaplanmıştır. Kemerleri taşıyan payelerin yan taraflarına mukarnaslı kavsaralar işlenmiştir. Caminin içindeki kemerlerden biri üzerinde bulunan ebced hesabı ile hicri 920 miladi 1514 tarihli bir kitabe Yavuz Sultan Selim bir onarıma işaret eder. Yapının kuzey tarafında önceleri mevcut bulunan bir medrese bugün tamamen yok olmuştur.
Ermenak Ulu Camii
  • Önemli bir yapıdır. Ermenak da bulunan camilerin en büyüğü olup ceviz ağacından işlenmiş kapı kanadındaki kitabesine göre Karaman oğlu Mahmut bey tarafından 1302 yılında yaptırılmıştır. Kıble duvarına paralel 3 sahından oluşan camii 28 sıra halindeki ağır taş payeleri birbirine bağlayan sivri kemerler üzerine düz toprak damla örtülmüştür. Caminin batısında bulunan son cemaat yeri de aynı şekilde örtülmüştür. İçten ahşap tavanlı camii sadece mihrap duvarındaki 6 pencere ile son cemaat yerindeki iki pencereden ışık almakta olup loş bir harim mekanına sahiptir. Son cemaat yeri dışarıya 4 kemerle açılır. Avlusu bulunmayan caminin alçı mihrabı üzerinde bazı çini izleri kalmış olup bordürlerinde Kur'an dan ayetler yazılıdır. Evliya Çelebi bu yapıdan bahsederken ''Kapının önünde yan sofaları var. Harem misal bir kat kapı dahi vardır. Bundan gayri harem üzre yoktur. İçinde 24 ağaç sütunlar, kirişler ile areste tahta tavandır.'' der.
  • FİNAL SINAVI
  • 22 Ocak 2018 Çıkmış Final Soruları
  • Aşağıdakilerden ikisini cevaplayınız.
  • 1. İbrahim bey İmareti planı, mimarisi ve süsleme özellikleri hakkında bilgi veriniz
  • 2. Selçuk İsa bey camii plan, mimari, süsleme özellikleri açıklayınız.
  • 3. Manisa Ulu Camii plan, mimari, süsleme ve 14.yy Anadolu Türk mimarisinin gelişimi açısından önemini ifade ediniz.